Ülkemiz maalesef çok çirkin küfürlerin hem de siyasi parti genel başkanları tarafından yapıldığı adeta bir lağım çukuruna dönmüştür. Gören de diyecek ki “bu devlette hakaret eden kişilere ceza verilmiyor”.
Buna karşılık bir siyasi partinin başkanı eleştirildiğinde 5816 Sayılı Yasa gereğince çok ağır cezalar verilmektedir. Bu absürt ve akıl dışı durumu izah edilmesi zor olsa da anlatmaya çalışalım. Öncelikle Türkiye gibi “dünyanın en büyük 10 ülkesi içinde olacağım” diye hedef koyan bir devlete bu çirkin durum yakışmadığını söylemek gerekiyor.
Bu duruma nasıl geldiğimizi önceki yazımda açıklamıştım. Lakin keşke yazmaz olsaydım. Yazımdan hemen sonra Meral Akşener, parti milletvekilinin bir şehit yakınına söylediği küfürden dolayı kendisini korumaya kalkmış; yetmedi şehit yakınına “ya..ak ya..ak konuşuyor” diyerek kendisi de küfür etmeye başlamıştır.
28 Şubat 1997 sürecinde İçişleri Bakanı olan Akşener aslında kendisine yakışanı yapmaktadır. Zira Orgeneral Çetin Saner, İçişleri Bakanı Akşener hakkında “ileri geri konuşmasın, geldiğimizde İçişleri Bakanlığı önüne koyduğumuz bir yağlı kazığa kendisini oturturuz” diyecek kadar iğrenç konuştuğu halde Akşener, bu çirkin hakarete karşı bir dava dahi açmamıştır.
Bu noktaya gelmemizdeki olayları hatırlatmakta yarar vardır:
Osman Özbek isimli bir küfürbaz general halkın oyları ile başbakan olmuş Erbakan’a “pe…nk” diyecek kadar iğrençleşmiş karşılığında ceza almadığı gibi rütbesi tümgeneralliğe yükseltilmiştir. Bir özür dahi dilemeden hala paşa paşa gezmektedir.
Fatih Altaylı denilen çirkin bir gazeteci, başörtülü kadınlara radyodan “fa..şe” demiş yetmedi bunu haber yaparak terfi üstüne terfi almıştır. Bu küfürbaz kişi hiçbir ceza almadığı halde hala halkın karşısına geçip pişkin pişkin sırıtmaktan çekinmemektedir. Onu bu seviyeye getiren medya patronları utansın!
28 Şubat’ın destekleyicisi olan ve dindar insanlar üzerinde büyük hukuk skandallarının yaşandığı bir devrin Cumhurbaşkanı olan Demirel, bu küfürbaz generallerin Milli Güvenlik Konseyi ve Yüksek Askeri Şuralarda yapılan hakaretlere ses çıkarmadığı gibi daha büyük bir skandala da imza atmıştır.
Başbakan Çiller’ın bu generallerin cezalandırılması için talepte bulunulduğu bir zamanda “Bu bir boşalmadır” diyerek Küfürbazların önünü açacak çirkin bir tutum sergilemişti. Bu iğrençliği “Başörtülüler Arabistan’a gitsin” diyecek kadar ileri seviyelere götüren Demirel’den güç alan nice siyasetçi ortalığı necasete ve lağım çukuruna çevirmiştir.
Nitekim CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu defalarca kürsülerden hakaret ve küfür dolu sözler sarf etmiştir. Elbette balık baştan kokar. Demirel gibi insanlar küfür eden generalleri terfi ettirip bir de yapılan iğrençliğe “bu bir boşalmadır” diye kılıf uydurursa olacağı budur.
Bir okuyucum yapmış olduğu yorumunda “Çok haklısın. Hükümet bu küfür konusunu kökten halletmek zorunda. Yüksek mevkilerde cezasız kalan bu küfür suçu milletin diline geçiyor. Sokaklarda küfür etmeden konuşamayan insanlar çoğalıyor. Makam ve mevkiye göre davranan hukuk sistemimiz adalet dağıtmıyor. Aynı küfrü bir savcıya, bir hakime yapan üç beş yıl hapis yatıyor. O şehit yakını Lütfü Türkkan’a aynı küfrü etseydi kaç yıl hapis yatardı? Böyle adalet, böyle bir hukuk ile nereye kadar” diyerek bahse konu durumun vahametini dile getiriyor.
Gelelim bu hakaret konusunun bir başka yönüne! Eğer hakaret edilen kişi vatandaş olursa mahkemelerimiz kılını kıpırdatmaz iken bir siyasi partinin başkanını eleştirdiğiniz anda ağır cezalar ile karşılaşmanız mümkündür. Gözünüzün yaşına bakmazlar. İnsafsız ve acımasızca ceza verilir hatta yıllarca emek vererek gelmiş olduğunuz sosyal konumunuz birden bire sıfıra indirilir.
İşte 5816 Sayılı Yasa sayesinde hâkim ve savcılar hukuka aykırı öylesine kararlara imza atıyorlar ki; vicdanı olan hiçbir insan bu durumu kabul edemez. Zaten AB ilerleme raporunda ifade özgürlüğüne engel kanunlar arasında kabul edilen “5816 Sayılı Kanun’ a muhalefet” sebebi ile ülkemiz defalarca mahkûm edilmekte ve insan haklarına karşı itibarımız yerle bir olmaktadır.
Yeri gelmişken bu yeryüzünde emsali olmayan kanuna bir göz gezdirelim:
Kanun metnini Alman Yahudisi Prof. Dr. Ernst Eduard Hirsch yazmıştı. Neden bir Yahudi’ye yazdırıldığını ise Hirsch şöyle anlatmaktadır; “Adnan Menderes'in adamları benden bir formül isteyerek biz bu kanunu çıkarmamız lazım" demiş Hirsch de bir formül bulmuştur. Fakat şöyle demektedir “Evet, ölmüş bir insan hukuk tarafından korunamaz, dünyanın hiçbir yerinde savunulacak bir şey değildir” Fakat aklına bir kurnazlık gelmiştir.
Nitekim seçimlerden bir yıl sonra Menderes Hükümeti’ni 5816 sayılı kanunu çıkartmaya ikna edecektir. Nitekim o tarihlerde Ticaniler isimli bir gurup heykellere saldırmaya başlayınca bahse konu kanunu çıkarmak kolaylaşmıştı. Fakat gerçek sebep başkadır. Şöyle ki:
Cumhurbaşkanı öldükten sonra İnönü Cumhurbaşkanı olmuş “Milli Şef” dönemi başlamıştır. Resmi dairelerdeki ve paraların üstündeki resimler kaldırılarak İnönü’nün resimleri konulmuştur. Bu duruma en çok kızan kişilerden birisi ise Demokrat Parti’nin kurucusu Celâl Bayar’dır.
Bayar, İttihat ve Terakki Cemiyeti mensubu ve Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti üyesi, bakan ve ilk Cumhurbaşkanının son başbakanıydı. 1950 seçimlerinde oyların yüzde 53'ünü alan DP büyük bir seçim başarısı elde ederek tek başına iktidara gelince Celal Bayar 22 Mayıs 1950'de Cumhurbaşkanı seçilmiştir.
Bayar, İnönü'ye “Siz Milli Şef olabilirsiniz ama birinci adam değilsiniz" diye seslenerek 5816 sayılı Kanunu Meclis’e getirmiş ve üye sayısı 487 olan Meclis’te 288 oy kullanılmıştır. Kanun 232 kabul, 50 ret oyuyla çıkmış 6 kişi çekimser kalmıştır. 199 Milletvekili oy kullanmamış ve teklif 31 Temmuz 1951’de kanunlaşmıştır.
Yasaya karşı çıkanların arasında DP Milletvekili Halide Edip Adıvar da vardı. Diyordu ki; "Yeni bir kanun yapmayı bir şark zihniyetinin yeni bir mahsulü diye telakki ederim”
CHP Mardin Milletvekili Kamil Boran’da itirazi bir konuşma yapmıştır. Sonuçta 5816 Sayılı Kanun yasalaşmış ve bu kanuna muhalefetin cezası “en fazla 3 yıl, heykelleri tahrip etmenin cezası 5 yıl” olarak uygulanmıştır.
Gazeteci Hakan Albayrak gibi yazarlar bu kanundan ceza alan isimlerin arasında olmasına rağmen 5816’dan hüküm giyen çok farklı düşünceye sahip insan vardır. Örneğin Türkiye’de liberal düşüncenin en önemli temsilcisi Prof. Dr. Atilla Yayla 5816 sayılı kanuna muhalefetten ertelemeli olarak 15 ay hapis cezası almıştır.
İpek Çalışlar Latife kitabından dolayı dava açılmış Yayıncı Ragıp Zarakol, Fatih Taş, Ahmet Önal, şair Can Yücel’e de cezalar verilmiştir. Yazar Yılmaz Odabaşı ile yayıncı Niyazi Koçak’ın "Düş ve Yaşam" isimli kitabı 1997 yılında Ankara Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmış Yargıtay 5 Şubat 1999 tarihinde kararı onamış ve sonuçta Odabaşı'na 2 yıl 6 ay hapis, Koçak'a 4 bin 550 TL para cezası verilmiştir.
Bir çok mahkûm davaları Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHS) götürmüş ve Türkiye’ye cezalar verilmiştir. Çünkü AİHS’in ifade özgürlüğünü düzenleyen 10'uncu maddesine, 5816 sayılı kanun da 10/2. Maddesinin “demokratik bir toplum için zorunluluk” ilkesine aykırı bulunarak Türkiye ilk olarak 21 Şubat 2006’da mahkûm edilmiştir. Odabaşı'na 6 bin Avro, Koçak'a da 2 bin 450 Avro tazminat ödenmiştir.
Bu örneklerin sayısı çoktur. Türkiye bu yasa nedeniyle defalarca mahkûm edilmiştir. Ülkemizin düşünce özgürlüğü ve insan hakları konusunda defalarca sicili bozulmuştur. Sorunu çözmek ise çok kolaydır. Mecliste kabul edilecek bir yasa ile düzenleme yapılabilir.
Kurnazlığı ile tanınan Demirel'e 5816. Madde sorulduğunda bu meseleyi kıvrak bir şekilde geçiştirmiş “Bunları konuşmanın zamanı gelmedi” demiştir. Peki! şimdi şunu sormak gerekmez mi?
Yahu hakaret zaten kanunlarımıza göre suçtur. Bunu yapan kişi çobana dahi küfretse yargıya gidildiğinde hüküm giyer. Fakat siyaset yapan bir parti genel başkanını eleştirdi diye insanları hapse atıp Türkiye’yi ayıplı hale getiren bu yasanın hiç olmaz ise 2021 yılında konuşulması gerekmez mi?
Eyüphan KAYA
İnsanlık Alemi Veda Hutbesini Arıyor
Erol AYDIN
İnsan Olmanın En Ağır Yükü
Nihat Güç
İyi İnsan, Kötü İnsan
Gülay ÇETKİN
Denizlide okullar kaosa mı sürükleniyor?
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
21. Yüzyılın Öğrenci Profili: Alfa Kuşağı
Fatih ORUÇ
SADİZM
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Adnan ÖZ
Süper kupa ve transferler!
Aydın BENLİ
MİLLİ DUYGULAR ÖLDÜRÜLÜRSE NE OLUR?
Seyfettin BUDAK
Tek bir taşla kaç kuş vurulur?
Mehmet BOZKURT
Suçlu Kim? Müslümanlar mı?
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Hamdi TEMEL
Limon Tuzu: Masum Bir Ekşilik mi, Bilinmesi Gereken Bir Kimya mı?
Ravza ZEYBEK
Bizim çocukları ateşe atan kim?
Songül KARAMAN
YA RAB
Ahmet SAĞLAM
Kaçınılması Gerekenler
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’da Şirin Bir Köy: Duhancılar
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Özlem Gürbüz
Geçmişten Ders, Geleceğe Umut
Halil MERT
Polislerimiz şehid oldu
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Mehmet Nuri BİNGÖL
Rahmetin Kapısında Bir Gece
Adnan İPEKDAL
Dijital İçerik Üretme Seferberliği
Bülent ERTEKİN
Bayraklı’daki Söyleşi Üzerinden Ciddi İddialar
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet DÜZGÜN
Kimse mucize beklemesin
Vehbi KARA
Kocatepe Olayı
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Sevgi Mi Bağ, Yoksa Görünmez Bir Kafes Mi!
Aydan KURT
Çok şey istemedik...
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Servet ZEYREK
Yedinci Oğul Nerede?
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Hasan KARADEMİR
Giriş: Foucault'nun Eleştirel Soykütüğünün Temelleri
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı iken oruç tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (1)
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Özhan KIZILTAN
Duvarların Ardında Filizlenen Hayat
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)