Yunan Kâhin Epimenides'in M.Ö. 6. Yüzyılda ortaya attığı “Girit Paradoksu” matematikçiler ve mantık açısından yüzyıllardır tartışılmıştır. Bu tartışmayı ikinci derecede bırakacak bir paradoksu ise günümüzde yaşıyoruz. Zira CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, yaptığı gaf ve inanılmaz yanlışlarla tarihe geçecek işler yapıyor.
İşin ilginç olan tarafı ise ana muhalefet partisinin genel başkanı olarak girdiği bütün başkanlık seçimlerini çoğu zaman rakipsiz olarak kazanabiliyor ve partililer tarafından alkışlanabiliyor. Elbette Girit Paradoksu, Kılıçdaroğlu’nun karşısında solda sıfır kalır. Bir kısmı gaf yapmanın ötesinde öylesine büyük yanlışlar ki; gerçek dışı beyanları en çok hükümetin işine yarıyor.
Ak Parti’nin bütün seçimleri açık ara farkla kazanmasının bir sebebi de meydanlarda kendisine kısa zamanda o kadar malzeme sunan Kılıçdaroğlu’ndan başkası değildir. Bu zat ile dalga geçmek, alay etmek oldukça prim topluyor. Devletin kronikleşmiş ve hala çözüm bekleyen sorunları ile uğraşmaktan ziyade Kılıçdaroğlu ile uğraşmak iktidar partisinin işine gelmektedir.
Kılıçdaroğlu’nun yaptığı yanlışlara gelmeden önce şu Girit Paradoksunu bir anlatalım. Öyle ki bu yazıyı okurken Kılıçdaroğlu ile birçok konuda yakın alaka kuracaksınız. Zira ben de okuyunca çok şaşırmış “bu paradoksu ancak Kılıçdaroğlu, alt edip ikinci plana düşürebilir” demeye başlamıştım.
M.Ö. 6. yy’da yaşamış olan Giritli şair ve kâhin Epimenides’in söylediği ve dünyanın en meşhur paradokslardan biri olan “Girit paradoksu” ya da “Giritli paradoksu” olarak da bilinen şey: ‘’bütün Giritliler yalancıdır ve ben bir Giritliyim” sözüdür.
Epimenides unutulmaz bir ifadede bulunmuş, bir Giritli idi. Epimenides'in bu ifadesi zaman zaman Yalancı paradoksu veya Giritli paradoksu olarak da anılmıştır. Paradoks şu noktalardan dolayı ilginçtir:
1. Eğer "tüm Giritliler yalancıdır" önermesini doğru kabul edersek, kendisi de Giritli olan Epimenides'in yalancı olması gerekir. Eğer Epimenides yalancıysa, tüm söyledikleri gibi, "tüm Giritliler yalancıdır" önermesinin de yanlış olması gerekir. Önermenin hem doğru hem yanlış olduğu sonucu çıkar ki bu yüzden paradoks adı verilmiştir.
2. Eğer "tüm Giritliler yalancıdır" önermesini yanlış kabul edersek, kendisi de Giritli olan Epimenides'in doğru söylüyor olması gerekir. Şu halde, "tüm Giritliler yalancıdır" önermesi doğru olmalıdır. Yine çelişkili bir sonuç çıkar.
3. Hâlbuki bir önerme hem doğru hem yanlış olamaz.
Bu paradoksa dayanarak dillenen bir rivayet ise şöyledir: Osmanlılar zamanında bir gün padişah, sarayında sadrazamı ve vezirleriyle otururken dışarıdan gürültüler gelmeye başlar. Böyle vızır vızır konuşup duran birileri vardır. Sadrazama döner ve sorar “ne oluyor dışarıda?” diye.
Sadrazam da” Giritliler padişahım” der, “Yalan söylemek için sizden izin istiyorlar”. Padişah durur, düşünür sadrazama tekrar sorar, “bu Giritlilerin yalan söylemesinin hazineye bir zararı var mıdır?” Sadrazamın “yoktur” demesi üzerine padişah tez elden bir ferman hazırlatır “Giritliler yalan söyleyebilir”. Bu hikâye de Ege kasabalarında sık sık anlatılır.
Ancak bu paradoksun aslında bir paradoks olmadığı da düşünülmüştür. “Bütün Giritliler yalancıdır” sözü ile gözden kaçırılan ve yıllarca matematikçilere yanlış hesaplamalar yaptıran küçük bir püf noktası vardır ve o da şudur: "Bütün Giritliler yalancıdır" önermesinin tersi “bütün Giritliler doğrucudur" değildir. Doğrusu "en az bir Giritli vardır ki, doğrucudur" olması gerekmektedir.
Her kelimesinin tersinin en az bir cümlesi olduğunun keşfinden sonra matematikteki bu tıkanıklık aşılmış ve aslında Epimenides paradoksunun gerçekte bir paradoks olmadığı ifade edilmiştir. Bu bilgi ışığında değerlendirdiğimizde, "bütün Giritliler yalancıdır" önermesi yanlışsa, "en az bir Giritli doğru söyler" önermesi doğrudur. Bunlardan birinin Epimenides olması mümkün olduğundan, paradoks ortadan kalkar.
İşte bu paradoksun kalkma ihtimali ortaya konulmuştur. Lakin “Kılıçdaroğlu Paradoksunun” ortadan kalkma ihtimali yoktur. Çünkü ortaya koyduğu sözler; bu zatı tarihin unutulmaz kişileri arasına sokmuştur. Yıllarca bu sözleri anlatılacak ve yapılmaması gereken yanlışlar olarak ele alınacaktır. Girit paradoksu ise zaten bir kısım matematikçilere göre ortadan kalkmıştır.
İftira ve karalama kampanyalarıyla yürüttüğü siyaseti her kesimden tepki çeken Kılıçdaroğlu, genel başkanlığa oturduğu günden beri defalarca aslı olmayan iddiaları gündeme taşımıştır. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, SSK Genel Müdürü olduğu döneme ilişkin sözleri, 15 Temmuz şehitlerinin yakınlarına tanınan askerlikten muafiyet hakkı, gibi birbirinden ilginç ve asla “belge” göstermeden sarf ettiği sözler kendi öz kardeşini dahi isyan ettirmiş partisinden istifa ettirmiştir.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Elinizdeki dövizleri bozdurun, TL ve altına çevirin" çağrıları sonrası tüm yurtta kampanyalar başlatılırken, CHP lideri bu kampanyayı gölgelemeye çalışmış "Cumhurbaşkanı dolarlarını bozdurmadı" diyerek bir iftira atmıştı. Kılıçdaroğlu'na yanıt Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'dan gelmiş Erdoğan'ın bankadaki parasını bozdurduğunu belirterek, “İşte dekontu burada" diyerek bunu göstermiştir.
15 Temmuz şehitlerinin yakınlarının istedikleri takdirde askerlikten muaf tutulmasının önünü açan düzenlemenin “ayrımcılık” olduğunu iddia eden Kılıçdaroğlu, “Şehitler arasında ayrımcılık yapmak hainliktir. PKK'ya karşı mücadele eden şehitlerin çocukları ve kardeşleri de yararlanmalı" demişti. Ancak bu sözlerin tuhaf olduğu kısa sürede ortaya çıkmıştır. Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Kılıçdaroğlu'nun dile getirdiği gibi bir ayrım kesinlikle söz konusu değildir. Askerlik Kanunu'nda Terörle Mücadele kapsamında şehit olanların çocukları ve kardeşleri zaten zorunlu askerlikten muaftır" denilmişti.
Kılıçdaroğlu, 7 Haziran'da yapılan genel seçimler öncesinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde "Altın klozetlerin olduğunu" iddia edecek kadar ileriye gitmiş bu iddialarını hiçbir zaman belgelememişti. Kılıçdaroğlu'na tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gel bütün tuvaletleri gez, bakalım bir tane altın kaplama klozet bulabilecek misin? Eğer bulursan ben Cumhurbaşkanlığı makamından çekileceğim ama bulamazsan şu CHP'nin başına bela olmaktan çekilecek misin? Eğer zerre kadar kişilik varsa, zerre kadar haysiyet varsa bu yazılı davetime uyar, gelir orayı gezer görür" demişti. Yoğun tepki çeken ve sosyal medyada alay konusu olan bu konuda şu anda Kılıçdaroğlu da bahsetmemektedir.
Kılıçdaroğlu, SSK Genel Müdürlüğü yaptığı dönemle ilgili, "İlk kez tüm elemanları sınavla ben aldım" demişti. Fakat o döneme ilişkin belgeler Kemal Kılıçdaroğlu'nun sınava ilişkin savunmasında doğruyu söylemediğini ortaya koymuştur. Genel Müdürlük yaptığı 23 Mayıs 1998'de SSK'nın ihtiyacı olan 2 bin 147 sağlık personeli alımı için tek aşamalı tercih sistemi ile ÖSYM tarafından sınav yapılmış sınavda bin 876 kişi işe girmeye hak kazanmıştı. Fakat Kılıçdaroğlu sınava rağmen Personel ve Eğitim Dairesi Başkanı Alişan Sağlam'ın hazırladığı ve Genel Müdür Yardımcısı Kemal Oktar'ın da imzaladığı yazı ile isteğe bağlı olarak pozisyonlara atama yaptığı ortaya çıkmıştı.
Yanlışlar hatalar ve gaflar bu kadarla sınırlı değildir. Bazıları çok ciddi hatalar olmakla birlikte bir kısmı ise insanı güldüren gaflardan bir kısmını yazmaya çalışalım:
Kâğıthane'ye ''Kağıttepe'' demişti. İstanbul'a belediye başkanı adayı olduğunda, şehri nasıl avucunun içi gibi bildiğini göstermek için "ben Nurtepe'yi de Kâğıttepe'yi de iyi bilirim" deyip üstüne bir de Kâğıthane'de ev kiralamıştı.
Aylarca "hayır" kampanyası yapıp sonra halkı muhakkak oylamaya davet ederken anayasa referandumunda oy kullanmayı başaramamıştı. Üstelik bir gazetenin bir ay önce bu mevzuda haber yapmasına rağmen...
Yine İstanbul belediye başkan adayı olduğu dönemde, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, İstanbul’da ekmek kuyruklarının olduğundan bahsetmiş ve seçilmeleri halinde 3 ay içinde kuyrukları ortadan kaldırıp vatandaşa 40 kuruşa ekmek satacaklarını vaat etmişti. Fakat burada unuttuğu birşey vardı, İstanbul’da belediye tarafından satılan ekmek zaten 40 kuruşa idi.
Fenerbahçe tutkusunu anlatmak için gazetecilere, "çocukluğumda Lefter'in kaleciliğinden etkilenip Fenerbahçeli oldum" demiştir ki cidden röveşata yapılacak pastır. Kısaca Lefter’i tanımak gerekirse: Fenerbahçe formasıyla 615 maçta 423 gol atmış, efsane Puşkaş’ı 2 defa çalımlamış, dalga geçmiş, 1953-54 sezonunun gol kralı olmuş, mükemmel oyunculuğu ile 'ordinaryüs' lakabı almış insandır.
Türbana getirdiği çözümün konuşulduğu bir programda söylediği sözler şöyleydi:
"Belki de türban takan kardeşlerimiz türbanı çıkaracaktır yani illa ömür boyu takacak diye bir kural mı var? Ben biliyorum bazı evlerde kızlardan birisi takarken diğer kız takmıyordu." Demiştir. “Öyle Sayın Başbakan gibi; söz verip, sözünün arkasında duran insan değiliz biz” diyordu.
Bir televizyon programında yaptığı açıklamayla bir yenisine imza atmış Dolmabahçe görüşmesinin Erdoğan ve Büyükanıt arasında yapılmış bir danışıklı dövüş olduğunu, Erdoğan'ın Büyükanıt'tan kendisine muhtıra vermesini ve bu sayede prim yapmak istediğini, bunun karşılığı olarak da ona emekli olduktan sonra "üstün hizmet madalyası" vereceği yönünde anlaştıkları iddiasıyla olmuştur. Büyük hatadır zira Dolmabahçe görüşmesi muhtıradan sonra gerçekleşmiştir.
Kılıçdaroğlu, ABD'li yetkililerle yaptığı bir görüşmede yerel seçimler konusunda kapsamlı bir hazırlık içinde olduklarını söyleyerek, halen AKP'nin elinde bulunan ya da ortada olan yedi şehri CHP'nin kazanma şansı olduğundan bahsetmiş bu şehirleri de İstanbul, Ankara, Adana, Bursa, Mersin, Hatay ve Balıkesir olarak sıralamıştı. 7 Büyükşehri AKP'den alacaklarını duyurdu ancak atladığı büyükşehirden biri olan Mersin Büyükşehir Belediyesi zaten CHP'de idi.
Konuşması sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik eleştirisi esnasında “Allah’tan korkmayız” demiş üstelik partililerce alkışlanmıştı.
Bu sayılanlardan başka o kadar çok yanlış var ki; hangi birisini söyleyelim. Çok uzatmaya gerek yoktur. Lakin güçlü bir hükümet için iyi bir muhalefete ihtiyaç vardır. Ne yazık ki bunu yapamayan Kılıçdaroğlu için ne söylenirse azdır. Kaset skandalları ile ortaya çıkmış “genel başkan olmayacağım dediği aynı gün adaylığını açıklamıştır. Kısaca bir söylediğini bir saat sonra inkâr edebilecek kadar hızlıdır.
Peki, onu destekleyen ve her dediğini kabul edip alkışlayan partililere ne demeli? İşte bu durum Kılıçdaroğlu paradoksundan daha vahimdir, vesselam…
Vehbi KARA
Özlem Gürbüz
Kendi Ayakları Üzerinde Durabilmek
Öztürk Samuk
Demekki neymiş!
Mehmet BOZKURT
Fahrettin Paşa'nın Torunları Mekke'de!
Halil MERT
Milli dayanışma ve toplumsal bütünleşme...
Halil İbrahim Dede
En Güzide Topluluk
Mehmet Ali Çamoğlu
Ölçüden Aileye, Tarladan Yönetime Ayetlerin Işığı
Adnan İPEKDAL
Almanya’da Yeni Bir Pensilvanya mı Kurulacaktı?
Seyfettin BUDAK
Yıldız tozundan gelen insan, burçlardan mı ibaret?
Hasan KARADEMİR
Türkiye’de Popülist Iktidar Ve Muhalefet
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Duyulmak İyileştirir
Eyüphan KAYA
Zaman Ömer’leri arayıp bulma zamanıdır Reisim
Bülent ERTEKİN
Cam Kenarında Düşünceler
Adnan ÖZ
Süper lig başlıyor Samsunspor hazır mı?
Memiş OKUYUCU
D. Mehmet Doğan’ın Ankara’sı,
Ömer Naci Yılmaz
Bana Altmış Yıldır Anne diye Seslenebilmeyi…
Ravza ZEYBEK
Ey İman Edenler İman Edin
Recep YAZGAN
Samsun’un Yeniden Kırklanması Lazım!
Ahmet AYDIN
İnsanlık İçin
Songül KARAMAN
Ne Olur
Mehmet Nuri BİNGÖL
Mekke Anlaşması’ndan Cemahir-İ Müttefika-Yı İslâmiye’ye
Emine AYDEMİR
Tevekkül Sahibi Adamın Hikayesi
Ahmet SAĞLAM
Beğenilme Duygusu
Aydın Babacan
Sınırların Hikmeti
Vehbi KARA
Cuma Hutbesi ve Bidat
Nihat Güç
Münevver İnsan
Aydın BENLİ
İnsan En Çok, Sevdiği İnsanın Sözüyle Kırılır
Recep Ali AKSOYLU
Fiyatlandırmada Ölçüyü Kaçıran İşletmeler
Hamdi TEMEL
Gelenekten Bilime Uzanan Bir Yolculuk
Hüseyin KURT
Atatürk’ün Adıyla, Üniter Devletin Temelleriyle Oynanamaz
Fatih ORUÇ
TAGUT
Abdulkadir MENEK
Huzur Ve Sevginin Adresi: Aile
Kadir Erol
Ahbap, çavuş ve dahi kızılay...
Fatma Saçak Akbulut
Geleneksel
Aydan KURT
Bugün Hangi Düşüncemi Yazmalıyım
Özhan KIZILTAN
Sanver'in Tahliyesinin Ardından…
Gülay ÇETKİN
Bakan Tekin’e Denizli’de Ne Dediler?
İsa ÇOLAKER
Latifi’nin Okuma Yazma Aşkı
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)