Uluslararası öğrenci değerlendirme programı PISA, 2015 araştırması kapsamındaki 3. raporunu yayınladı. Sonuç yine berbat. OECD ülkeleri içinde öğrencileri en mutsuz ülkenin Türkiye olduğu ortaya çıktı.
"Öğrenci refahı" temalı rapor için 72 ülkede 540 bin öğrencinin okul performansları, arkadaşları ve öğretmenleri ile ilişkilerini, okul dışında nasıl zaman geçirdiklerini ve aile ortamları mercek altına alındı.
Buna göre, Türkiye; “Yaşam Memnuniyeti” sıralamasında 10 üzerinden 6.12 puanla son sırada yer aldı. En mutlu öğrencilere sahip ülke ise 8.27 puanla Meksika oldu.
Avrupa’nın PISA’da en iyi performans gösteren ülkelerinden biri olan Finlandiya 7.89 ile ikinci sıraya yerleşirken, Hollanda 7.83 ile üçüncü oldu.
PISA verilerine göre, Türkiye’de 15 yaş düzeyindeki öğrencilerin 28.6’si hayatından hiç memnun değil. Bu oran yüzde 11.8’lik ortalamanın neredeyse üç katı. Hayatından çok memnun olduğunu söyleyen öğrenci oranı da yüzde 26,3 ile yüzde 34'lük OECD ortalamasının gerisinde.
Türkiye’deki öğrencilerin kaygı ortalaması da hayli yüksek. “Sınava iyi hazırlanmasına rağmen çok kaygı duyduğunu” söyleyen öğrenci oranı 58.8 olurken, yüzde 56’lı bir öğrenci “ders çalışırken stres yaşadığını” belirtti.
Daha önceden de takke düşmüş kel görünmüştü. Uluslararası eğitim değerlendirme testi, denilen bir uygulama her yıl açıklanarak eğitimdeki hali pür melalimiz ortaya çıkıyor. Sonuçları ülkemiz adına tam bir rezalet. Zira Türkiye 72 ülke arasında son sıralarda gezinirken, önceki testlere göre de performansının oldukça gerilemiş olduğu da göze çarpıyor.
OECD'nin Uluslararası Öğrenci Performansı Değerlendirme yani PISA 2015 araştırması 15 yaşındaki 540 bin öğrenci arasında yapılmış ve eğitim durumu ortaya çıkmıştı. 35’ini Avrupa Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı’nın (OECD) ülkelerinin oluşturduğu sıralamalarda OECD ülkeleri arasında Kanada ve Finlandiya başı çekerken, Türkiye en sonda yer almaktadır.
Bu konuyu geçen yıl da dile getirmiş çözüm için teklifler sunmuştum. Lakin sunduğum teklifin tam aksine “Atam sen kalk ben yatam” nutukları daha da arttı. Öyle ki bakanlar “Atatürk olsaydı bizim partimize oy verirdi” diyerek yağcılık yapma peşine düştüler. İşte sonuç ortada. Bu kafa yapısı ile ilerlemek şöyle dursun her geçen gün geriye düşüyor son sıradaki yerimizi sağlamlaştırmaya devam ediyoruz.
Bu acı sonuçların sebebini ve çözümü tekrar edelim. Olur ya ilgili Eğitim bakanlığının bir bürokratı konu hakkında belki biraz kafa yorup işe yarar çözümler getirir…
İşte bu sorunun cevabını vermeden önce yıllar önce yaşadığım acı bir olayı anlatayım: Ortaokulda gayretli bir kadın öğretmenimiz vardı. Matematik derslerine girerdi. Ders aralarında espriler yapar öğrencilerin derse olan ilgisini çekmekte çok başarılı olurdu. Ne var ki bir gün derste bir arkadaşımızı çok feci şekilde dövmüştü. Öğrencinin suçu ise çok basitti “Öğretmenim bakın Atatürk’te sizin anlattığınız fıkraya gülüyor” demişti. Hepsi bu kadar. Öğrencinin bütün suçu buydu.
Öğretmen hanım, gayet soğukkanlı bir şekilde öğrencinin bulunduğu sıraya gelmiş ve burnundan kan gelecek şekilde İlhan’ı dövmüştü. “Sen Atatürk hakkında nasıl bu şekilde konuşursun” demiş o küçücük boyuna rağmen arkadaşımıza sert tokatlar atmıştı. Bu olay benim o yaştaki ruhumda derin izler bırakmıştı.
İnsanlar daha küçük yaşta sindirilip düşünce dünyasına korku saçılıyordu. Şahıslar putlaştırılarak özgür düşüncenin önüne geçiliyordu. Elbette sopayı yiyip kanlar içinde yerine oturacaktı. Bu memleketi ne sandınız siz! Atama sıradan bir insan gibi söz söylemek kimin haddine düşmüş!
Her şeyi başarmış ve tek adam olmuş bir şahsa karşı böyle konuşmaması gerekirdi. Efendi bir çocuktu lakin günahı da büyüktü.
Aradan yıllar geçti tam 45 yıl sonra bu sefer Fakültemizin eski dekanının yanına çıkmıştım. Denizci bir arkadaşımla görüşüp bir konuda fikrini alacaktık. Bu arada daha önce vermiş olduğum kitabım hakkında “okuyabildiniz mi” diye sordum. Durdu “Evet, okudum fakat hiç beğenmedim” dedi. Neresini beğenmediniz diye sorunca bana “Kitapta Atatürk’ten hiç bahsetmemişsin” dedi.
İşte bu olaylar PISA rezaletinin açıklaması için yeterlidir sanırım. Eski dekanımıza “Atatürk’ün devlet yönetim tarzına karşı olduğumu, Osmanlı’dan kalma özgürlükleri dahi yok etmekte çok başarılı olduğunu” söyledim. Kısaca demokrasi içine kibrit suyu döktüğünü ifade etmeye çalıştım. Böyle bir cevap karşısında oldukça şaşırmıştı.
Biraz sessizlikten sonra demokrasi ve özgürlükler konusunda haklı olduğumu söyleyerek bir parça geri adım atmış oldu. Sonuçta yanımızdaki ziyaretçi olarak IMO yani Uluslararası Denizcilik Örgütünde Türkiye temsilcisi olarak yıllarca çalışmış bir insan vardı.
Her ne ise, eğitim konusunda yaşadığım bu iki acı olaydan yola çıkarak PİSA sonuçlarının neden böylesine kötü sonuçlar doğurduğunu eğip bükmeden anlatmaya çalışayım. Evet, Kuzey Kore benzeri bir eğitim, öğretim sistemi içerisinde “tek adam” mantığı ve felsefesi ile yürütülen bir anlayış var. Öğretmenlerimiz adeta tornadan çıkmış gibi “Kamalist İlke ve İnkılapları benimsemiş” öğrenci yetiştirmeyi ana hedef olarak belirlemişlerdir. Bu durum özgürlük ve hürriyetin zirveye çıktığı bir dönemde öğrenciler üzerinde çok olumsuz bir etki göstermektedir. Adeta “kafalarına çivi çakılır” gibi dayatılan eğitim sistemi başta öğrenciler olmak üzere ebeveynleri korkutmakta hatta alınan eğitimden soğutmaktadır.
Bu durum birkaç yıl içinde meydana gelmedi elbette. Yıllardır kesintisiz askeri vesayet ve darbe süreci içinde yetişen öğrenciler ister istemez ya menfaati gereği sisteme bir şekilde uyum sağladılar ya da gerçekten de kendilerine dayatılmış olan faşist ve gerici sistemi benimsemiş oldular. Dini, milli ve hissi duygulardan uzak materyalist, faşist, arzu ve hevesleri peşinde koşan zavallı bir gençlik yetişti. Bunun en güzel delilini; 30 Ocak 1985 günü Çukurova gezisi sırasında Hatay’ın Samandağ ilçesinde yapılan Atatürk anıtının açılışında yapılan konuşmada bulabiliriz. 12 Eylül 1980 faşist darbesinin lideri Kenan Evren yaptığı konuşmada, apaçık şunları söylüyordu: “İçimizdeki bazı hainler, Atatürk’ü Türk milletine unutturmak istiyorlar. Atatürkçülüğü herkesin kafasına sokacağız”.
İşte bu söylemden de anlaşılabileceği gibi her asker, siyaset adamı, gazeteci, hukukçu ve eğitimci, kendisini Kamalist ilkelere bağımlı olmak zorunda zannetmektedir. Sanki Yaratıcıdan bir emir gelmiş gibi bunda kendisini zorunlu görüyor. Elbette bunların yetiştirdiği kişiler de kendi hedef ve ideallerine uygun insanlar olacaktır.
Bu arada benim gibi bazı kötü ürünler de ortaya çıkmaktadır. Olur ki eğitim sistemi içerisinde bir şekilde yontulmamış, tornadan geçirilmemiş olanlar çıkabilir. Darbeler esnasında bunların kolayca işlerine son verilmektedir. Nitekim ben de 28 Şubat 1997 yılında eşimin başörtüsü bahane edilerek fakat gerçekte Kamalist ilkeleri benimsemediğim için ordudan atıldım. İşte bundan daha iyi örnek vermeye gerek yoktur.
Demek ki eğitim sistemi için yapılması gereken ilk icraat bu Kamalist anlayıştan öğrencilerimizi kurtarmak olmalıdır. Biz ve önceki nesilleri geçelim. Bunlar zaten türlü türlü fenalıklar ile perişan edildi. Hiç olmaz ise bundan sonrası için yani yarınlarımızı kurtarmak için gayret edelim. En kısa zamanda başta Anayasamız üzerindeki faşist ve gerici uygulamaları, dayatmaları kaldıralım.

Yahu bu ne terbiyesizlik ve edepsizliktir ki Anayasanın 4. Maddesinde hala “değiştirilemez hatta değiştirilmesi teklif dahi edilemez” maddeler bulunuyor. Bir Allah’ın kulu kalkıp ta yahu böyle bir madde “Kuzey Kore Anayasasında dahi yok” diyemiyor.
Kula tapınmak derecesinde abartılan ve 2017 yılına gireceğimiz bu günlerde öncelikle bu noktadan başlamamız elzemdir. Aksi takdirde dünyanın ilk 10 devleti arasına girmek için 2023 hedefleri birer hayal olmaktan öteye geçmez. İşte PİSA sonuçlarında olduğu gibi 72 ülke arasında 50. sırada yer alır, bön bön bakmak zorunda kalırız.
Bu vesile ile devlet yöneticilerine özellikle de Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a şu hususu hatırlatmayı bir borç biliyorum. Kamal Atatürk hakkında konuşması gerektiğinde lütfen bir parça düşünsün. Ona benzemek, gerekli gereksiz övmek yerine ülkemizin başına açtığı sorunlardan yola çıkarak çareler arasın. Eğer bunu yapmaz ise hem halkın hem de Rabbimin huzurunda mahcup olacaktır, vesselam…
Vehbi KARA
Aydan KURT
Yorulmuyor musun?
Mehmet Nuri BİNGÖL
Sahtelerin Tasallutu
Halil MERT
İki Farklı Kader, İki Farklı Devlet Aklı
Fatih ORUÇ
Abd-Cıa ve Darbeler
Eyüphan KAYA
İnsanlık Alemi Veda Hutbesini Arıyor
Erol AYDIN
İnsan Olmanın En Ağır Yükü
Nihat Güç
İyi İnsan, Kötü İnsan
Gülay ÇETKİN
Denizlide okullar kaosa mı sürükleniyor?
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
21. Yüzyılın Öğrenci Profili: Alfa Kuşağı
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Adnan ÖZ
Süper kupa ve transferler!
Aydın BENLİ
MİLLİ DUYGULAR ÖLDÜRÜLÜRSE NE OLUR?
Seyfettin BUDAK
Tek bir taşla kaç kuş vurulur?
Mehmet BOZKURT
Suçlu Kim? Müslümanlar mı?
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Hamdi TEMEL
Limon Tuzu: Masum Bir Ekşilik mi, Bilinmesi Gereken Bir Kimya mı?
Ravza ZEYBEK
Bizim çocukları ateşe atan kim?
Songül KARAMAN
YA RAB
Ahmet SAĞLAM
Kaçınılması Gerekenler
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’da Şirin Bir Köy: Duhancılar
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Özlem Gürbüz
Geçmişten Ders, Geleceğe Umut
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Adnan İPEKDAL
Dijital İçerik Üretme Seferberliği
Bülent ERTEKİN
Bayraklı’daki Söyleşi Üzerinden Ciddi İddialar
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet DÜZGÜN
Kimse mucize beklemesin
Vehbi KARA
Kocatepe Olayı
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Sevgi Mi Bağ, Yoksa Görünmez Bir Kafes Mi!
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Servet ZEYREK
Yedinci Oğul Nerede?
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Hasan KARADEMİR
Giriş: Foucault'nun Eleştirel Soykütüğünün Temelleri
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı iken oruç tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (1)
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Özhan KIZILTAN
Duvarların Ardında Filizlenen Hayat
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)