Bugüne kadar 30 yıllık süre içerisinde binlerce makale yazıp neşrettim. Bu yazılarımdan bir tanesi çok güzeldir. İnsanın büyük yolculuğunun anlatıldığı bu yazıda, ayet ve hadislerden yola çıkılarak insan için çok ibretli konular anlatılmıştır.
Ne ilginçtir ki; bu yazım karanlık odalar tarafından ele alınarak eleştiri konusu yapılmış. Kendilerince benimle alay ederek makalenin bir kısmını neşretmişler. “Vehbi Kara, Akit gazetesindeki köşesinde "Korona Virüsünün Hatırlattığı İnsanın Büyük Yolculuğu" başlıklı bir yazı kaleme aldı. Kara yazısında “korona paniğinden” kurtulmanın kendince yolunu açıkladı” başlığını kullandıkları bu yazıda; maalesef ayet ve hadislerin yer aldığı kısımları silmişler.
Yazıya yapılan yorumlar ise çok üzücüdür. Açıkça Allah’ı ve ahiret gününü inkâr eden bazı kişiler, şahsıma hakaretlerde bulunmayı da ihmal etmemişler.
Bu yazımı tekrar okudum. Bir daha okudum. O kadar hoşuma gitti ki; “Yahu bu yazıyı tekrar yazmalısın. Çünkü çok önemli hakikatleri ihtiva ediyor” diye düşündüm. Ekmek ve su gibi hatta teneffüs ettiğimiz hava gibi böyle yazılara ihtiyaç var.
Ayrıca şu şekilde teselli buldum. Bazı Allah’ı inkâr eden kişilerin sana sataşması seni üzmesin. Çünkü kıyamete kadar bu ve benzer kişilerin alay ve inkârcılıkları devam edecek. Bu konuda sen; ne ilk ne de son kişisin.
Bu yazıyı aradan bir yıl geçtiği için tekrar yazıyorum. Çünkü konuşan yalnızca hakikattir. Varsın alay edenler olsun. Umulur ki belki bazı insanlar bu yazıdan bir ibret dersi alıp imanının kurtulmasına vesile olurlar.
Korona virüsüne neredeyse herkesten farklı bakıyorum. Dünyanın altını üstüne getiren ve insanların panik içinde dehşetle baktığı bu virüs; sonuçta Allah’ın emri ile hareket etmektedir. “Hastalığın hikmetleri” konusunda yazdığım gibi hastalıklar, bazen ölümle sonuçlanabilmektedir.
Fakat ölüm, müminler için bir yok oluş veya idam değildir. Pek sıkı eleklerden geçirildiğimiz dünya hayatından sonsuzluk ülkesine geçmek için bir kapıdır. Bütün insanların önünde, ölümden başka daha çok merhale vardır. Asıl merak edilmesi gereken ise bu yolculukta karşılaşacağımız pek mühim maceralardır.
Korona virüs kadar yaşayacağımız bu merhaleleri düşünsek daha iyidir. Sonuçta bir şekilde öleceğiz. Ecel birdir değişmez. Vakti saati gelince hastalık olmasa dahi ölüm mukadderdir. Ölümden ziyade ölümden sonrasına bakmak akıllıcadır. Zira kimse dünyada kazık çakıp kalmıyor.
Peki, ölümden sonra neler olacak? İşte buna bakar ve Kuran’dan bize verilen mesajlar ile ilgilenir isek çok kolay bir şekilde insanlığın yaşamış olduğu bu “korona paniğinden” kurtulabiliriz.
İşte ölümden sonra ilk olarak; bizden önce diğer insanların gittiği berzah âlemine bir yolculuğumuz olacak. Kabirde geçen bu âlemde kıyamete kadar kalacağız. Eğer iman ile ölmüş isek ne mutlu! Zira berzah âleminde namazlarımızın ışığı bize yoldaşlık edecek sevdiklerimizle ve melek dostlarımızla pek güzel sohbetlerimiz olacak.
Yok, eğer imansız ölmüş isek işte o zaman yandı gülüm keten helva! Cehennem zebanilerinden bazı yoldaşlar bizi karşılayacak ve kıyamete kadar bunlarla vakit geçirmek zorunda kalacağız. İşte kabrin bu tarafında böylesine acıklı bir azap bekliyor.
İnsanın bütün bu yolculuğunu Allah’ın kelamı olan ve hem dünyamızı hem de yolculuğumuzun bütün merhalelerini aydınlatan Kuran’dan takip edebiliriz. Kuran’dan başka daha güzel anlatacak başka bir merci de yoktur.
İlk büyük merhale kıyamettir. Şöyle ki:
Kıyametin kopuş anı ve sonrası “(O gün) sûra üflenecek, ardından Allah’ın diledikleri dışında göklerde ve yerde bulunanların hepsi düşüp ölecek; sonra sûra yeniden üflenecek ve onlar birden ayağa kalkmış, etrafa bakıyor olacaklar” (Zümer Suresi 68) Ayeti ile ifade edilmektedir.
Bundan sonra yaşayacaklarımız Yasin Suresinin 51. ile 54. Ayetlerinde mealen şöyle geçmektedir:
“Sûra üflenmiştir. Artık onlar kabirlerinden kalkıp rablerine doğru koşmaktadırlar. Derler ki: Vay başımıza gelenler! Bizi yattığımız yerden kim diriltip kaldırdı? Rahmânın vaad ettiği işte bu! Peygamberler gerçekten doğru söylemişler! Olup biten yalnızca bir ses! Ama ardından onların tamamı, birden toplanmış olarak işte huzurumuzdalar. Bugün hiç kimse en küçük bir haksızlığa uğratılmaz. Sadece yapıp ettiklerinizin karşılığını görürsünüz”.
Bu uzun ama çok uzun yolculukta Kur’an; Kıyametin ardından mahşer meydanında toplanacağımızı ve sonrasında büyük bir mahkemeye gideceğimizi söylemektedir.
Kıyamet ve Mahşer; Zilzal Suresinin 1. ile 8. Ayetlerinde mealen şu şekilde ifade edilmektedir: “Yer o dehşetli sarsıntısıyla sarsıldığında. Ve yer ağırlıklarını dışarı attığında. Ve insan ne oluyor buna, dediğinde. O gün yer, bütün haberlerini Rabbinin ona vahyettiği şekilde anlatır. İşte o gün insanlar yaptıkları kendilerine gösterilsin diye (bulundukları yerden) farklı gruplar halinde çıkarlar. Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu (karşılığını) görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu (karşılığını) görür”.
İşte Korona virüsü yerine biraz da bu mahşer meydanını merak etsek, düşünsek iyi olacaktır. Zira ister mümin ister dinsiz, kim olursa olsun bu meydandan ve dehşetli bir yoldan geçecektir. Bu yol hadislerde “Sırat Köprüsü” olarak ifade edilmiştir. Saffat Suresi 23. Ayette ise bu Sırat köprüsü mealen “Onları cehennemin yoluna sürün” şeklinde ifade edilmiştir.
Ayetlerde “sırat-ı mustakim” yani “doğru yol” ifadesinin de Sırat köprüsüne işaret edildiği bazı âlimler tarafından dile getirilmiş olsa da bunun en güzel izahı hadislerde geçmektedir. Hadislerin bir kısmı şu şekilde ifade edilmiştir:
Ya Rasulallah, köprü nedir?' diye sorulduğunda; “Kaypak ve kaygan bir yoldur. Orada; kancalar, çengeller ve Necidde bilinen sadan denilen sert dikencikler gibi dikenler vardır. Müminler amellerine göre kimi göz açıp kapayıncaya kadar, kimi şimşek gibi, kimi rüzgar gibi, kimi kuş gibi, kimi iyi cins yarış atları gibi, kimi deve gibi süratle geçerler. Müminlerden kimi sapasağlam kurtulur. Kimi de tırmalanmış olarak salıverilir. Kimileri de cehennem ateşi içerisine dökülür” (Buhari, Müslim, Tirmizi'den naklen Mansur Ali Nasıf, Tâc, V, 394-395).
Başka bir hadiste "Cehennemin ortasına sırat (köprüsü) kurulur. Oradan peygamberlerden ümmetleri ile beraber geçenlerin ilki ben olacağım. Peygamberlerden başka o gün kimse konuşamaz, peygamberlerin sözleri de; Ey Allah'ım, kurtar kurtar, olur." (Buhari ve Müslim'den naklen, Tâc, V, 377-378).
Bundan sonraki yolculuğumuz inşallah iman ile ölür isek; Cenab-ı Allah’ın lütuf ve fazlından vereceği Cennet ile sonlanacak. Cennetin, Sırat Köprüsünün nasıl bir yer olduğunu aklımızla idrak etmemiz biraz zordur. Zira ne aklımıza ne de kalbimizin hatırasına giremeyecek derecede geniş ve muazzamdır. Neticede bu yerler ebedi ve sonsuzluk ülkesindedir. Sonsuzluk kavramını bu akıl terazisi ile anlamamız ise pek mümkün değildir.
Fakat Kur’an ayetleri bu konuda bize bir parça fikir verebilir. Tahrim Suresi 8. Ayette mealen "Ey iman edenler, günahlarınıza samimi bir tövbe ile Allah'a dönün! Umulur ki Rabbiniz, sizin kötülüklerinizi örter. Peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Çünkü onların nurları önlerinden ve yanlarından koşar da, Ey Rabbimiz, nurumuzu tamamla, bizi bağışla; muhakkak sen her şeye kadirsin, derler”.
Maalesef insanların pek çoğu iman etmeyip bu meseleleri konuşup düşünmediğinden bu emsalsiz yolculukta hüsrana uğrayacaktır. Hadid Suresi 13. Ayette mealen bu durum şöyle ifade edilmektedir: "O gün münafık erkeklerle münafık kadınlar, müminlere, bizi bekleyin, nurunuzdan bir parça ışık alalım, derler. Onlara, dönün arkanıza da bir nur arayın, denilir. Nihayet, onların arasına, bir kapısı olan ve içinde rahmet ve dışında azap bulunan bir sur çekilir."
İşte insanın bu eşsiz yolculuğunda Meryem Suresi 71. ve 72. Ayetlerde büyük bir ikaz göze çarpmaktadır. Mealen "Sizlerden hiçbir kimse yoktur ki oraya uğramamış olsun. Bu, Rabbin için kesinleşmiş bir hükümdür. Sonra biz, iman edip kötülüklerden sakınanları kurtarırız. Zalimleri de diz üstü çökmüş olarak orada bırakırız" denilerek aklımızı başımıza almamız için uyarılmış oluyoruz.
Yani kimse kalkıp “ben imansız olmanın böyle kötü bir sonuç doğuracağını düşünmemiştim” diyemeyecektir. Şu Korona virüsünü merak ettiğimiz kadar bu muhteşem dünya yolculuğumuzu düşünsek elbette panik olmaz başımızı bir seccadeye koyarak ruhumuza huzur verebiliriz, vesselam…
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Adnan İPEKDAL
Eziklerin Efendisi Efendilerin Eziği
Nihat Güç
Kur’an’dan Birkaç Mesaj
Bülent ERTEKİN
Ellerinizi aktarcı milletinin üzerinden çekiniz!
Mehmet Nuri BİNGÖL
Büyük Dedem Kado
Seyfettin BUDAK
“Ah Şu Kaliteli İnsan Rolleriniz Yok mu? Bitiyorum…”
Adnan ÖZ
Kazanabileceğimiz maçları kazanamamak alışkanlık oldu!
Halil MERT
Papa Daveti, Fener Patrikhanesi…
Eyüphan KAYA
Kadim Diyanet Reisimiz Ali Erbaş hocadan kamuoyuna
Recep YAZGAN
Papa bizi birleştirdi, gitti!
Vehbi KARA
En Güzel Yazılar Hangisi?
Hamdi TEMEL
Metamfetamin Ölümleri
Erol AYDIN
Bir Damla Kan, Bin Bir Endişe
Ahmet SAĞLAM
Sevindik, Sevinemedik
Ahmet Eren KURT
Gölgenin Derinliğine Doğru İnen Merdivenler
Gülay ÇETKİN
Okula Gelen Gizemli Kişi
Songül KARAMAN
Zikrin Beyindeki Gücü
Özlem Gürbüz
Yeşil Yapay Zeka İçin Politika Çerçevesi
Mehmet BOZKURT
Öğretmenler Günü- 2025
Servet ZEYREK
Yedinci Oğul Nerede?
Fatih ORUÇ
ENFLASYON neden düşmüyor!
Fatma Saçak Akbulut
Bataklıktan Doğan Saflık: Lotus’un Sessiz Öğretisi; Lotus
Aydın BENLİ
Şehit cenazelerinde edep ve haya dersi şart!
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Hasan KARADEMİR
Giriş: Foucault'nun Eleştirel Soykütüğünün Temelleri
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Teknoloji Kullanımı: Fırsatlar Ve Tehditler
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı iken oruç tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (1)
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Ahmet AYDIN
Bilir misin?
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Ahmet DÜZGÜN
Putlarımız ve Perestlerimiz
Cevahir AYDIN
Yanlış Anladınız
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Mesut BALYEMEZ
SOSYAL MEDYA KEVAŞELERİ
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Ravza ZEYBEK
Bulanlar Arayanlardır
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Aydan KURT
Farkında mısınız?
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Özhan KIZILTAN
Duvarların Ardında Filizlenen Hayat
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Emine AYDEMİR
Ateşle oynayan evliya Ateşbaz veli hazretleri
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
Abdullah BİR
Fitne, Kaos, Suriye ve Suriyeliler’e Daire İki Kelam...
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Önder GÜZELARSLAN
İsraf Bir İnsanlık Suçudur!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)