Mehdi-i ali Resul yani Peygamber Efendimizin (asm) neslinden gelecek ve İslam düşmanlarına karşı mücadele edecek zat, günümüzde fazlası ile inkâr edilmektedir. Herhangi bir dini eğitimi olmamasına rağmen İslam dininde böyle bir kavramın olmadığını söyleyenlerin sözleri itibar görmekte ve sesleri her geçen gün daha fazla çıkmaktadır.
Feto zındığı yetmiyormuş gibi bir de Adnan Oktar denilen sapığı bahane ederek; hem dine hem de İslam kaynaklarında yer alan “Mehdi” kavramına karşı büyük bir algı operasyonu yürütülmektedir. Bu kadar inkârcıya karşı elbette cevap verme zaruriyatı bulunmaktadır. Aksi takdirde cehaletleri ile meşhur bu insanların sözlerinde hakikat var, zannedilip ciddi hataya düşme ihtimali vardır.
İnkârcıların en önemli argümanı; Mehdi ve mehdilik kavramının Kur'an’da geçmediği iddiasıdır. Bunlara verilecek cevap çoktur. Ehli sünnetin muteber gördüğü eserlere müracaat ederek kısa ve akla gelen birkaç tanesini arz edelim.
Öncelikle Kuran’da yaş ve kuru her şey mevcuttur. Fakat her konuyu herkesin anlaması mümkün değildir. Zira insan aklı ve ilmi, bu kadar büyük hakikatleri anlamaya kâfi gelmez. Bazen işaretle bazen peygamber kıssaları ile çok büyük hakikatler; Kuran’da izah edilerek inananlara yol gösterilmektedir. Lakin bütün dikkatini dünyanın siyasi olaylarına hasreden, mal mülk, para, makam ve mevkii peşinde geçiren insanların bu derin hakikatleri anlamaya ne vakti ne de zihni melekeleri yeterli değildir. İşte bu yüzden atalarımız “idrak-i meali bu akla gerekmez zira akıl bu kadar sıkleti çekmez” demişler.
“Leyselil insane illa ma’sa-insana ancak çalıştığının karşılığı vardır” buyuran Rabbimiz diğer ilimler ile birlikte Kuran ilminin de çalışıp çabalayarak öğrenilmesi gerektiğini emreder. Peygamberimiz (asm) ilim (hikmet) öğrenmenin kadın erkek bütün müminlere farz olduğunu bildirmiştir.
Buraya kadar ilim ve hikmet konusunun nasıl geniş bir konu olduğu derya hatta okyanus kadar derinliği bulunduğunu ifade etmeye çalıştık. Bundan sonra çok sual edilen “Mehdi” hakikatine bir bakalım.
Kuran’da açıkça ifade edilmemiş olmakla birlikte hadis kitapların çoğunda açıkça “Mehdi-i Al-i resul” hakkında geniş bilgiler mevcuttur. Birkaç tane Vehhabi kafalı veya mezhepsizin sahih hadisleri inkâr etmesi yüzünden; bu hakikatleri bizim de inkar etmemize gerek yoktur. Burada sadece şu hususu zikrederek mevzuyu en basit zihinlerin dahi anlayabileceği şekilde ifade edelim:
Evet, Mehdi vardır ve Hazreti Muhammed Aleyhissalâtü vesselam söylemişse, hakikattir. Çünkü o ancak kendisine vahyedileni söyler. (İn hüve illa vahyun yuha) Düşmanlarının tasdikiyle dahi en küçük bir yalanına rastlanmamıştır.
Burada bir kısım kişilerin asıl sorunu; hadis kitaplarında Mehdi’den bahsedildiği bilinmekle birlikte her asırda gelen mehdiler ile ahir zamanda gelecek “Büyük Mehdi’nin” özellikleri birbirine karıştırılmasıdır. Eğer bu hususa bir parça dikkat edilse bu konudaki kafa karışıklığı giderilecektir.
Şimdi gelelim “Mehdi” hakikatının anlaşılmasına ve lüzum-u hikmetine. Evvela: Mehdi meselesinin çok önemli bir hakikat olduğunu; günde beş vakit kıldığımız namazdaki dualarda görebiliriz. Zira 1400 yıldır Ümmet-i Muhammedin (asm) en çok ettiği dua; namazlardaki salli ve barik dualarıdır ve bu “Mehdi hakikati” dualarla yakından alakalıdır.
Bu dualar; bütün namazların son oturuşlarında Ettehiyyatü'den sonra, Teravih namazının ikinci rekâtının sonunda, ve cenaze namazında ikinci tekbirden sonra okunur. Okunuşu ve meali şu şekildedir:
“Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ İbrahime ve alâ âli İbrahim. İnneke hamidün mecîd”.
Meali: Allah'ım! Muhammed'e ve Muhammed'in ümmetine rahmet eyle; şerefini yücelt. İbrahim'e ve İbrahim'in ümmetine rahmet ettiğin gibi. Şüphesiz övülmeye layık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin”.
“Allâhümme barik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ barekte alâ İbrahîme ve alâ âli İbrahim. İnneke hamidün mecîd.
Allah'ım! Muhammed'e ve Muhammed'in ümmetine hayır ve bereket ver. İbrahim'e ve İbrahim'in ümmetine verdiğin gibi. Şüphesiz övülmeye layık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin”.
Müminler; beş vakitte günde en az 10 defa bu duaları okuyarak Hz. İbrahim'in ali (evladı) gibi Hz Muhammed (asm)'ın da aline salat ve bereket duası ederler. Bu kadar çok edilen ve namaz gibi makbul zamanlarda yapılan duanın elbette bir karşılığı olacaktır. Müminler başları sıkıştıkça Rabbimiz, Seyyitler cemaatinden bazı zatları gönderir ve onlara rehberlik yaptırır. Zaten her asrın başında bir Müceddid gelmesi sahih hadisle sabittir.
Bu dualar, Müslümanların en kötü durumda dahi ümit içinde olmak gerektiğini hatırlatmaktadır. “La taknetü min rahmetillah-Benim rahmetimden ümidinizi kesmeyin” ayeti gereğince en kötü zamanda dahi ümitsizliğe düşmek caiz değildir. İnnemael üsri yüsra “her zorlukta bir kolaylık bulunur” buyuran Rabbimizin, her türlü zorluk karşısında bir çıkış yolu yaratması kendisine güç değildir. Eğer bunu yaratmamışsa bilmek gerektir ki sonsuzluk ülkesinde sabrımızın karşılığını vermeyi murat etmiştir.
Ümitsiz kalmak ve Allah’a dua etmemek, mü’mine yakışmaz. Ene inde zanni abdi bi. “Ben kulumun güzel zannı üzerineyim” diye buyuran Rabbimize her daim el açmalı ve her talebimizi ona yaparak muvaffakiyeti Ondan beklemeliyiz.
İkinci olarak: Kıyametin çıkmasına yakın bir zamanda Deccal ve İslam Deccalı Süfyan zuhur edecektir. Bu dualarda geçen "Allahümme Salli ala Muhammedin...(barik ala Muhammedin)" dualarının elbette Allah katında makbul olacağına ve olduğuna delil şudur ki, Mehdi-i Ali Resul zuhur edecek Deccal ve Süfyanın yaptığı tahribata engel olacak, tamir edecektir.
İslam Deccalı yani Süfyan isimli kişinin kim olduğu konusunda birçok âlim zat müttefiktir. Burada önemli olan; Deccal ve Süfyan kavramlarının da sahih hadis kitaplarında yer aldığını bilmek yeterlidir. Deccal ile beraber hareket eden bir komite olup Süfyaniyetin 4 büyük başı (rüknü) vardır. Onun yardımcıları da elbette bulunacaktır.
Şimdi şu soruyu kendimize soralım; din yıkıcısı Süfyan zuhur etmiş ve ortaya çıkmış ise onun tamirini kim yapmıştır. Bu sorunun cevabı araştırıldığı takdirde tamircinin; beklenen Mehdi-i ali Resul olduğu çok rahatlıkla söylenebilecektir.
Birçok cemaat ve tarikat kendi mürşitlerinin, şeyhlerinin “mehdi” olmasını düşünür ve öyle muamele eder. Mehdi düşüncesi ve iman konusu ile direkt alakalı olmadığı için yani bu zatın kim olduğunu bilmemek; kişinin Allah’a olan imanı zedelemez. Yanlış bir kişiyi bilmek dahi “muhabbetin fazlasından zarar gelmez” düşüncesi ile bu düşüncede olanlara itiraz edilmez ve edilmemiştir.
Üçüncü olarak: Mehdi olan zat; bunun kendisi olduğunu açıklamaz bilakis gizlemeye çalışır. Zaten söylediği takdirde o kişinin Mehdi olmadığı ortaya çıkar. Siyasi mülahazalar buna engeldir. Gerçek mehdi; makam, mevki, para ve şöhret yerine Cenab-ı Allah'ın rızasını esas maksat yapması gerekir.
Dördüncü olarak: Mehdi'nin üç vazifesi vardır ki bunlar: “iman, hayat ve şeriat konusudur. Bunlardan en önemlisi ise imandır. Çünkü imansız cennete gidilmez. Materyalizmin en güçlü olduğu dönemde elbette Mehdi, en fazla bu konu üzerinde yoğunlaşacaktır.
Mehdi’nin; Hayat ve şeriat konusunda Kuran'dan aldığı düsturları günümüze tatbik etmesi ikinci planda kalmaktadır. Bunun nasıl olduğu konusunda halen yazılmış dini eserlere müracaat etmek gereklidir. Konu derin olduğu için makale sınırlarını aşmaktadır.
Beşinci olarak: Eğer bazı insanların zannettiği gibi Mehdi, Deccal ve Süfyan gibi meseleler açıkça Kuran ve hadislerde yer almış olsa imtihan yani teklif sırrı ortadan kalkacaktır. Böyle olsa; Ebu Cehil ile Hz. Ebubekir aynı safta yer alırdı. Bu ise Allah’ın hikmetine ve Kuran'ın mesajına terstir. Cenab-ı Allah, insanları imtihan ederek yüksek ruhlu olanlar ile aşağılık ruhlu insanları birbirinden ayırmıştır.
Mehdi ve Deccal gibi konular ehlisünnet dışındaki mezhep ve eserlerde de yer almaktadır. Hatta Şia’da bu konu; imanın şartları gibi önemlidir. Ehlisünnetten ayrılan en önemli tarafı budur.
İşin garip olanı ise Vehhabi- Selefi akımlarda dahi bu konu önemli olup bu yöntemi takip ettiğini söyleyen bir kısım kişiler; Mehdi hakikatini inkâr edecek kadar ileri gitmektedirler. Bu zatlara öncelikle söylenmesi gereken söz: değer verdikleri kendi hocalarının kitaplarına müracaat edip ondan sonra ehlisünnete muhalefet etmesi tavsiye edilir. Aksi takdirde kendileri ile ciddi bir çelişkiye düşecekleri açıktır, vesselam…
Vehbi Kara
Adnan ÖZ
Çarşambaspor ve Samsunspor!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Recep YAZGAN
Bütün Kitaplar Tek Kitabı Anlamak Üzere Okunur
Nihat Güç
Müslüman Ahlaklıdır
Eyüphan KAYA
Şu Meclisin kapısına kilit vurmak lazım!
Aydın BENLİ
Analık Sadece Doğurmak Değil
Bülent ERTEKİN
Bir Adamın Ardından Değil, Bir Dağın Gölgesinden
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Songül KARAMAN
Mahalle Kültürü Bitiyor Mu
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
Seyfettin BUDAK
Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Murat GÜLŞAN
Camilerimizde Türk Bayrağı Olmalı
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)