Suriye’de önce 8 şimdi de 5 askerimiz şehit oldu. Elbette bunun hesabı kahraman ordumuz tarafından kesilip cevabı verilecektir. Bunun için acele edip zayıf bir operasyon ile karşılık verilmemelidir. Çünkü askerimize yapılan saldırının büyük bir bedeli olduğu bu kalleş saldırıları yapanlara belletilmelidir.
Çünkü askerimize silah sıkan her düşman şunu iyi bilmelidir ki; Türkiye ne yapıp edip askerimizin kanını dökenlerin başına dünyayı yıkacaktır. Saldırıları yapan her kim olursa olsun; büyük bir pişmanlık duyması gereklidir.
Peki, Suriye’de 3 ve 10 Şubat’ta askerlerimize karşı yapılan saldırıların arkasında kim bulunuyor? Bu sorunun cevabının iyi verilmesi gerekiyor. Aksi takdirde büyük fotoğrafı göremeyiz ve hedefe odaklanamayız. Bu nedenle Esed Rejimi askeri görüntüsündeki İran askerlerini ve dünyanın çeşitli bölgelerinden getirilen Şii milisleri iyi tanımak gerekiyor.
Şu gerçekleri iyi bilmemiz gerekiyor. Suriye’de bir vekâlet savaşı yapılmaktadır ve parayla tutulmuş binlerce milis buraya getirilmiş ve halen de getirilmektedir. Esed Rejiminin elinde kendisine sadık çok az sayıda asker vardır ve bu askerler sadece Beşşar Esed ve ailesini korumaktadır. Çünkü 9 yıllık iç savaşta Suriye ordusu diye bir şey kalmamıştır.
Hâlihazırda rejimin kara unsurları, İranlı generaller tarafından yönetilmektedir. Hava kuvvetlerini ise Rus askerleri kontrol etmektedir. Beşşar Esed bir kukla olup ülkesini işgal eden ABD, İran ve Rus askerlerinin bir oyuncağı olmuştur. Her gün ülkesini ve başkenti Şam’ı bombalayan İsrail’e karşı kılını bile kıpırdatamayacak derecede acıklı bir duruma düşmüştür.
En son İdlib’de bu acı gerçeği görmüş olduk. Güya ABD’ye düşman görünümü altında oldukları halde Suriye’deki ABD güçlerine bir kurşun sıkmaya dahi cesaret edememişlerdir. ABD Başkanı Trump, Suriye’deki petrolden vazgeçmeyeceğini söylemiş ve ülkenin üçte birini işgal etmişken; İran gidip Türk askerine ve masum sivillere saldırmaktadır. İdlib nüfusunu bölgeden Türkiye sınırına sürmeye çalışmakta ve sivil yerleşimleri vurmaya devam etmektedir.
İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in üst düzey danışmanlarından Velayeti, 30 Ocak’taki basın toplantısında “Suriye hükümeti ve direniş cephesindeki müttefikleri İdlib’den Fırat’ın doğusuna geçecek ve Amerikalıları defedecek” diyerek yine bir başka Acem palavrası sallamıştı. Onca utanç verici olaya rağmen açıkça ABD ve İsrail yerine; önceliği yine masum sivillerin katledilmesi ve sürülmesine vermiştir.
O halde askerimize saldıran unsurları iyi tanımalı ve öncelikli hedefleri belirlerken hata yapmamalıyız. Bunun yanında vurduğumuz zaman ses getirmeli ve bir daha Türk askerinin kanını döken hiçbir kimse buna cesaret edememelidir. Aksi takdirde yol olur ve bunun acısını çok çekeriz. Bu nedenle öncelikle İran ve desteklediği terörist gruplar üzerine odaklanmak gereklidir.
İngiliz The Daily Telegraph gazetesi 26 Ocak’taki haberinde Fatimiyyun Tugayı olarak bilinen İran destekli Afgan savaşçıların İdlib’deki çatışmalara katıldığını gösteren telsiz konuşmalarına ulaştığını belirtmiştir. Gazeteye göre İdlib’deki Fatimiyyun savaşçılarının sayısı oldukça yüksektir.
Yine Ocak ayında çıkan bazı haberlerde Türk istihbaratına dayanarak İran destekli grupların İdlib ve Halep cephelerine gönderildiği bildirilmiş ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da 27 Ocak’ta İdlib ve batı Halep’teki büyük çaplı taarruzları eleştirirken “Rusya, İran rejimi, Hizbullah ve Esed rejiminin müşterek güçlerini” suçlamıştır.
İran, Esad yönetimine verdiği askeri ve siyasi desteği sürdürmekle birlikte Suriye ordusunun kuzeybatıdaki operasyonlarına yani ABD’ye karşı savaşmaktan korkmuştur. Kudüs Gücü Komutanı Tümgeneral Kasım Süleymani’nin 3 Ocak’ta ABD tarafından öldürülmesinden sonra hiç utanma ve pişmanlık duygusu oluşmamıştır. ABD’nin bunca saldırısına karşı İran’ın, İdlib harekâtına dönmesi çok çirkin ve iğrenç bir davranıştır.
İran’ın bölgesel stratejilerinin mimarı olan Süleymani’nin ortadan kaldırılması, Suriye’deki İran nüfuzunun azalmaya başlayacağı yönünde yorumlara yol açtığı halde durum tam aksine dönmüştür. Böyle bir durumdan korkan Esed, İran’la “yeni dönemdeki koordinasyonu” ele almak üzere istihbarat şefini Tahran’a göndermiştir.
İran’ın İdlib’de saldırıya geçmesi ve Türk askerlerine ateş açması iki yönlü bir mesaj olarak okunmalıdır. Birincisi Tahran rakiplerine Suriye’deki gücü ve nüfuzundan bir şey kaybetmediği mesajıdır. İkincisi ise rejim unsurlarına “Her zaman, her yerde yanındayım, bana güvenmeye devam et” demektir.
İran’ın ABD’ye değil de masum sivillere karşı güç gösterisi, Devrim Muhafızları’yla bağlantılı olan Fars Haber Ajansı’nın 26 Ocak’taki haberinde de okunmuştur. Haberde, Suriye’deki isyanın başından itibaren Esed rejiminin devrilmesini engellemekte Kudüs Gücü’nün rolü olduğu vurgulanıyordu. Açıkça rejimi biz ayakta tutuyoruz demişlerdir.
ABD’nin Mayıs 2018’te nükleer anlaşmadan çekilmesinden sonra İran’ın kuzeybatı Suriye’deki operasyonlara doğrudan müdahil olmamasının önemli bir sebebi, ABD’nin yeni yaptırımlarına karşı Türkiye’yi bir ortak olarak kaybetmeme isteği idi. Ancak son dönemde Türkiye’nin bölgedeki odak noktasını bir müddet için dahi olsa Suriye’den Libya’ya kaydırması İran için fırsat şeklinde değerlendirilmiştir. İşte bu yüzden saldırıya geçen İran’a karşı her türlü tedbir alınmalı ve bunun cezası kesilmelidir.
Halen Suriye’de Türkiye’nin en önemli düşmanı İran’dır. Bu Acem devleti öylesine azgınlaşmıştır ki; ABD ülkesine acımasızca saldırıp generallerine suikast düzenlediği halde bir Amerikan askerini dahi öldürecek cesareti olmamıştır.
Fakat, İran’ın gücü masum Sünni halka karşı yetmektedir. Suriye ve Irak’ta binlerce Sünni Müslüman acımasızca katledilmiş kurtulanlar ise yerlerinden yurtlarından edilerek hayatta kalabileceği Türkiye sınırına göç etmek zorunda kalmıştır.
17 Eylül 2018'de varılan Soçi mutabakatından bu yana pervasızca saldıran İran, Rusya rejim güçleri; İdlib'te 1800'den fazla sivil cana kıymıştır. İran Devrim Muhafızları askerleri İran, Afganistan ve Pakistan'dan getirdikleri milislerden oluşturdukları terörist grupları, sivillere ve askerlerimize karşı kullanmaktadır. Binlerce vahşi teröristten oluşan bu gruplar, mezhepsel inançları için kutsal bir savaş verdiklerine inandırılarak acımasızca savaştırılmaktadır.
2019'un başından 10 Şubat 2020 tarihine kadar geçen sürede 1 milyon 640 bin sivil, saldırılar nedeniyle Türkiye sınırı yakınlarına kaçmıştır. 2019 öncesinde göç ettirilenlerle bu sayı iki milyonu aşmaktadır. İran, Rusya, rejim unsurları ve terörist gruplar, sivil nüfusu korkutarak Türkiye'ye göç ettirmek istemektedirler. Buna karşılık karşılarında Türk askeri varlığını engel gördükleri için varılan ateşkesleri ve mutabakatları ayaklar altına alarak askerlerimize saldırmaktan çekinmemektedirler.
Türkiye, Soçi Mutabakatı ile kendisini İdlib çemberinde masum sivillere kalkan olarak konumlandırmıştır. Fakat 28 Ocak’tan sonra devam eden saldırılar ile İran ve rejim unsurlarının Maaret El Numan kasabasına girmesine engel olamamıştır. Morek ve Surman’dan sonra Maar Hattat’taki Türk gözlem noktası da İran askerlerinin kuşatması altında kalmıştır.
Buna rağmen Türkiye; 12 gözlem noktasında asker tutma kararlılığını sürdürmektedir. Rusya’nın havadan destek verdiği İran ve rejim unsurlarının ilerleyişine karşı kolordu seviyesinde yani yaklaşık 40 bin civarındaki bir askeri unsur ile bölgeye yığınak yapmaktadır.
Şubat sonuna kadar çatışmasızlık bölgesi sınırlarına kadar geri çekilmezler ise darbe vuracağını açık bir şekilde en yetkili ağızdan dile getirmiştir. Türkiye, Astana Mutabakatı çerçevesinde ilan edilen dört gerilimi düşürme bölgesinde artık ateşkes rejimini koruyamayacağı mesajını ilan etmiştir.
Türkiye, güçlü bir şekilde vurmalı ve daha önceki operasyonlarda olduğu gibi işi yarım bırakmamalıdır. Bu sayede bütün dost ve düşman ülkeler bilmelidir ki; Türk askerinin kanını akıtmak kadar tehlikeli bir iş yoktur. Çünkü bunun cezası çok ağır olacaktır, vesselam…
Seyfettin BUDAK
İç Pusulan Bozulduğunda Hayat Kime Ait Olur?
Adnan ÖZ
Kupada iki de iki yaptık!
Önder GÜZELARSLAN
Muğla Şehit Ziya İlhan Dağdaş Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi
Aydan KURT
Yorulmuyor musun?
Mehmet Nuri BİNGÖL
Sahtelerin Tasallutu
Halil MERT
İki Farklı Kader, İki Farklı Devlet Aklı
Fatih ORUÇ
Abd-Cıa ve Darbeler
Eyüphan KAYA
İnsanlık Alemi Veda Hutbesini Arıyor
Erol AYDIN
İnsan Olmanın En Ağır Yükü
Nihat Güç
İyi İnsan, Kötü İnsan
Gülay ÇETKİN
Denizlide okullar kaosa mı sürükleniyor?
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
21. Yüzyılın Öğrenci Profili: Alfa Kuşağı
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Aydın BENLİ
MİLLİ DUYGULAR ÖLDÜRÜLÜRSE NE OLUR?
Mehmet BOZKURT
Suçlu Kim? Müslümanlar mı?
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Hamdi TEMEL
Limon Tuzu: Masum Bir Ekşilik mi, Bilinmesi Gereken Bir Kimya mı?
Ravza ZEYBEK
Bizim çocukları ateşe atan kim?
Songül KARAMAN
YA RAB
Ahmet SAĞLAM
Kaçınılması Gerekenler
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Özlem Gürbüz
Geçmişten Ders, Geleceğe Umut
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Adnan İPEKDAL
Dijital İçerik Üretme Seferberliği
Bülent ERTEKİN
Bayraklı’daki Söyleşi Üzerinden Ciddi İddialar
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet DÜZGÜN
Kimse mucize beklemesin
Vehbi KARA
Kocatepe Olayı
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Sevgi Mi Bağ, Yoksa Görünmez Bir Kafes Mi!
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Servet ZEYREK
Yedinci Oğul Nerede?
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Hasan KARADEMİR
Giriş: Foucault'nun Eleştirel Soykütüğünün Temelleri
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı iken oruç tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (1)
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Özhan KIZILTAN
Duvarların Ardında Filizlenen Hayat
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)