Allah, ilk insan Hz. Âdem’i (as) yarattığında ona eşyanın isimlerini öğretti. İslâm terminolojisinde bu olaya “Talim-i Esma” adı verilir. İlim öğrenmenin diğer bir manası da eşyanın isimlerini öğrenmek demektir.
Eşyanın hakikati; Allah’ın esma-i İlâhiye denen güzel isimlerinin ortaya konulmasından ibarettir. Hz. Âdem eşyanın isimlerini öğrenerek İlâhî isimler ile Allah’ı tanımak gibi derin ve geniş bir bilgiye erişmiştir. Zaten insanın arzın halifesi olarak yaratılması ancak ilimle mümkün olabilirdi. Etrafımızda gördüğümüz her şeyin şeklinden, yapısından, mahiyetinden, duruşundan, hareketinden, tabiatından, büyümesinden, ölümüne kadar meydana gelen olayların açıklanması işte ayetlerde geçen talim-i esma hakikati ile izah edilebilmektedir.
İşte “Hazreti Âdem Babamızın en büyük mu’cizesi ve mesleği “talim-i esma” hakikatidir. Bu hususu insanın diğer canlılardan niçin üstün tutulduğu sorusunun cevabıdır. Kuran’da bu konu hakkında ayetler bulunmaktadır. Hadis-i Şeriflerle de mesele açıklığa kavuşturulmuştur.
Allah, yeryüzünde bir halife yaratacağını meleklere bildirdiğinde, onlar bunu anlayamazlar. İlâhî iradenin hikmetini, kendilerine mahsus bir lisanla sorarlar. Bunun üzerine Rabbimiz, Âdem peygambere bütün isimleri öğretir ve melekleri bir imtihana tâbi tutar.
İşte Âdem babamızın mesleği olduğu gibi bütün canlılardan üstün tutulmamız “talim-i esma” iledir. Kuran’da geçen ayetlerde ve dini kitaplarda bu konuya geniş yer ayrılmıştır.
İnsanın yaratılan bütün varlıklara karşı üstünlüğü “talim-i esma” ile mümkün olmuştur. Bakara Suresi 31. Ayet’te; “Ve allemel Âdeme esmae külleha” geçen “Ve Âdem’e bütün isimleri öğretti” meselesi bunun en büyük delilidir.
Bu ayet bütün insanların pederi olan Hazreti Âdem’in en büyük mu’cizesidir. Talim-i esma ile insanoğlu; melekler de dâhil olmak üzere bütün hayat sahipleri arasında en üstün mertebeye çıkmıştır. Bunun mahiyetini “Âdem’e secde edin”. Âyeti ile anlıyoruz.
Fakat İblis, Allah’ın emrine karşı gelerek isyan etti ve dedi ki; “Ben çamurdan yarattığın kimseye secde eder miyim!” İşte bütün melekler: “Seni bütün noksanlıklardan tenzih ederiz! Senin bize öğrettiklerinden başka hiçbir bilgimiz yoktur. Muhakkak ki sen Âlim ve Hakîmsin” diyerek bu talim-i esma hakikatini tasdik etmişlerdir.
Kendi nevinin üstünlüğünü dava eden İblis ise talim-i esma hakikatini anlayamamıştır. Çünkü öyle güçlü bir kibri vardır ki; kendisini ebedî olarak azaba sokmuştur. Allah, Şeytanı lanetlemiştir.
Ne yazık ki; insanoğlunun büyük bir kısmı dahi bu ayetlerin manasını anlayamamış idrak edememiştir. Allah’ın güzel isimlerini öğrenme konusunda çok cahildir. Aynı İblis gibi kendini büyük görerek; talim-i esmayı ve Kuran’ı öğrenmek için çaba sarf etmemektedir. Hâlbuki insan, bütün mahlûkatın üzerinde bir makama çıkaracak olan Allah’ın güzel isimlerine yapışsa; hem bu dünyada hem de sonsuz ahirette saadete erişecektir.
Psikolojinin temel kuramlarını ele alarak, esma-i hüsnanın derin anlamlarına doğru bir tefekkür yürüyüşü yapabiliriz. Allah’ın güzel isimlerinin sınırsız anlamlarını, içimizde açılmayı bekleyen duygulara dokundurarak, heyecanlı bir yolculuğa çıkmak mümkündür.
Kuran’ın esma talimi, insanın tüm zamanlara ve mekânlara uzanan duygulanımlarını kucaklayan, geliş gidişlerine refakat eden, duygularının en uzak noktalarına uzanabilecek bir tefekkür dünyası sunar.
Esma-i hüsna, dünyanın fuzuli işlerinde boğulmuş, arzın darlığına mahkûm olmuş insan ruhuna eşsiz bir fırsat sunar. İnsan aklı ve duyguları bu sayede güzel isimlerin tecellileri ile aydınlanmaya başlar.
Allah, insanı dünyanın halifesi olarak yaratmıştır. Hayvanlardan cinlerden ve meleklerden farklı ve daha yüksek kabiliyetleri vardır. Mahlûkatın en şereflisi olduğu halde hayvanlardan daha aşağıya düşecek özellikleri de bulunmaktadır. İşte Şeytan gibi kendisini üstün görmeye başladığı anda isyan etmeye başlamış olmaktadır.
Eğer insan, kibir ve enaniyetinden vazgeçmez, af dilemez ise kendisini çok kötü bir son beklemektedir.
Belki de insanoğluna düşen görevlerden en önemlisi Allah’ın güzel isimlerini öğrenmektir. Fakat insanın diğer bir yönü ise tembel ve cahil olmasıdır. İblis gibi kendini büyük görerek; büyük bir tehlikeye düşer. İnsanda mevcut benlik duygusu ile Allah’ın güzel isimleri hissedilebilir ve kısmen anlaşılması mümkün olur. Gerçek manası ile anlaşılması ise Cennette ve huzuru İlahide olacaktır. Bunun için de Allah’a iman etmek ve Hazreti Muhammed Aleyhissalatü vesselama iman etmek şarttır.
Hazreti Muhammed Aleyhissalatü Vesselam’a mahsus kılınan Miraç mucizesinin insanlık alemine getirdiği hediyeler saymakla tükenmez. Bu konuya açıklık kazandırması için sadece beş tanesine değinmeye çalışalım:
Miraç ile imanın önemli hususlarını yani melaikeyi, cenneti, ahireti, hatta Zat-ı Zülcelal olan Allah’ı göz ile müşahede etmiş ve bize bildirmiştir. Bu haber; insanlığa ebedi bir hazine ve hediyedir. Çünkü kâinatı o vehmedilen perişanlıktan, fâni ve karmakarışıktan kurtarmıştır.
İnsan, Miraç nuru ile yaratılan varlıkların en güzeli olduğunu anlamıştır. Çünkü insanlar, ezeli ve ebedi olan Allah’ın muhatabı ve has kullarıdır. Beşer, sonsuz olan cennete namzet ve aziz misafirlerdir.
İşte bütün bu güzel hususları Hazreti Muhammed (asm) bizzat görmüş ve insanlığa hediye olarak getirmiştir. Böyle bir hediye, insan olan bütün insanlara, nihayetsiz bir sürur, hadsiz bir şevk verir elbette…
İnsanlar ikinci hediye olarak Allah’ın insanlardan ne istediğini Miraç ile idrak etme imkânını bulmuştur. İslâmiyet’in başta namaz olarak esaslarını dahi hediye getirmiştir. Çünkü her insan Allah’ın rızasını kazanmak için O’nun bizden ne istediğini anlamak ister ve bunu bilmekten memnun olur. Temenni eder ki: “Keşke bir iletişim imkânı olsa da doğrudan doğruya Allah ile konuşsa idim. Benden ne istiyor, anlasa idim. Benden onun hoşuna gideni bilse idim.” der.
İşte Zat-ı Ahmediye (asm) yetmiş bin perde arkasında Allah’ın biz insanlardan istediklerini doğrudan doğruya Miracın bir meyvesi olarak bizzat işiterek getirmiş ve beşere hediye etmiştir.
İnsanlar Ay’daki veya Mars gezegenindeki hali anlamak için milyarlarca dolar masraf yapıp uydu gönderiyor ta ki; bilip öğrensin diye… Halbuki Ay ve gezegenler, Allah’ın mülkünde bize göre bir sinek kadar bile değildir. Güneş Allah’ın yarattığı kâinat içinde bir mum kadar bir değer sahibi ancak olabilir. İşte Hazreti Peygamber (asm), Allah’ın muhteşem sanatını ve sonsuzluk alemindeki rahmet hazinelerini görmüş, insanlara söylemiş ve hediye getirmiştir.
Üçüncü hediyesi ise sonsuz saadetin anahtarını bizlere getirmesidir. Hazreti Muhammed Aleyhissalatü vesselam, Miraç vasıtasıyla kendi gözüyle cenneti görmüştür. Cennetin sonsuz ve baki görüntüsünü müşahede etmiştir. Ebedi saadeti bizzat idrak etmiş ve müjdesini insanlara hediye etmiştir.
Bu müjdenin kıymetini anlamak için şöyle bir misal verebiliriz: “Bir adam tam idam edileceği bir anda, Cumhurbaşkanının affını kazanıyor ve ayrıca bir saray veriliyor”. İşte aynı bunun gibi bütün insanlara yok olmaktan ve ebedi bir idamdan kurtuluş müjdesi ve cennet sarayları hediye getirilmiştir.
Dördüncü hediye “Rü’yet-i cemalullah” yani Allah’ı bizzat görebilme imkânıdır. Nasıl ki Miraç ile Hazreti Peygamber (asm) bizzat bu nimete müşerref olmuştur; işte bütün insanların elinde böyle bir imkan vardır. Allah’a ve resulüne iman sayesinde her mümin için Allah’ı görmek ve müşahede etmek mümkündür.
Beşinci hediye ise şudur: İnsan; kâinatın en kıymetli varlığı ve Yaratıcımızın muhatabı ve sevgilisidir. Küçük bir mahlûk, zayıf bir hayvan ve aciz bir varlık olan insan; bu hediye ile o kadar yükselmiştir ki kâinatın en değerli varlığı olmuştur. Bu makam; insanı öyle bir makama çıkarır ki; kâinatın üstünde bir gurur verebilir. Öyle bir sevinç ve sürur veriyor ki tasvir etmek mümkün değildir. Rütbesi onbaşı olan bir askere “mareşal oldun” demek gibi harika bir müjdedir.
İşte daha bunun gibi nice güzel müjdeler, Miraç vasıtası ile insanlığa hediye getirilmiştir. Bu müjdelere muhatap olduğumuz için ne kadar şükretsek azdır. Bediüzzaman Said Nursi’nin Sözler isimli kitabından derleyerek arz ederim, vesselam…
Fatma Saçak Akbulut
LEYLEK
Fatih ORUÇ
Abd Ve İngilizlerin Irak Felluce Katliamları
İsa ÇOLAKER
Kitap Okurunun Hakları
Hüseyin KURT
Karadeniz’i Atık Çukuru Yapmak
Halil MERT
Türkiye–iran kardeş devletleri için Emperyalizmin büyük tuzaklari
Eyüphan KAYA
Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklal
Ravza ZEYBEK
Bir Bayrama Uyanmak
Seyfettin BUDAK
Görünmek mi, var olmak mı?
Adnan ÖZ
Türk futbolu böyle yö-ne-ti-le-mez!
Songül KARAMAN
Geçmişten Günümüze Ramazan Gelenekler
Nihat Güç
İsrail-ABD, İran Ve Biz
Özlem Gürbüz
Çocukların Dilinde Mekke Sevgisi
Hamdi TEMEL
Oruç: Hücrelerimizi Yenileyen İlahi Sistem
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Problem Çözmenin Önemi
Mehmet BOZKURT
İran Yalnızlaşırken, Ortadoğu Yanıyor!
Mehmet Nuri BİNGÖL
ABD, İran, Vekâlet Savaşları ve Caydırıcılık Meselesi
Levent ERTEKİN
Karatüre Üzerinden Kültürel Restorasyon (3)
Aydın BENLİ
İran’a saldırı, bölgeye saldırıdır!
Aydan KURT
Oyunlar…
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Z kuşağı daha az zeki mi, yoksa daha fazla yorgun mu?
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 76
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Bülent ERTEKİN
EŞKİYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SUS GÖNLÜM!
Gülay ÇETKİN
Denizli milli eğitimde usulsüz lojman mı tahsis edildi?
Ahmet DÜZGÜN
Bir Oy Vermenin Değeri
Ahmet SAĞLAM
İNANMAK
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Özhan KIZILTAN
İyi Polis ve Kötü Polisten Sonra Mason Polis Tartışması
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)