Bediüzzaman hakkında bir çok haksız ve yersiz iddia vardır. Bunların bir kısmı iddianın ötesinde iftiraya kadar varmaktadır. Örneğin bugünkü makalemde işlediğim yazıda “Bediüzzaman’ın Abdülhamid’i tahttan indirmek için nutuk söylediği” iftirasına bir cevap niteliğindedir.
Bediüzzaman’ın Meşrutiyetin 23 Temmuz 1908 tarihinde Abdülhamid tarafından ikinci kez ilan edilmesinden hemen 3 gün sonra ve daha sonra Selanik’te yapmış olduğu nutuk; 2 Ekim 1908 tarihinde Misbah gazetesinde tam metin olarak yayınlanmıştır. Burada yazının tamamını değil özet olarak sunulabilecek bir değerlendirme ele alınacaktır. Allah kısmet ederse bu nutkun geniş bir şekilde ele alındığı “Bir Hürriyet Kahramanı Bediüzzaman Said Nursi” kitabında yayınlamaya çalışacağım.
Günümüzde araştırıp incelemeden sadece kulaktan dolma bilgiler ile Bediüzzaman Said Nursi’ye saldırılar hala devam etmektedir. Öyle ki Abdülhamid’i desteklediği halde “Abdülhamid’i devirmek için halkı isyana çağırdı” diyecek kadar ileri giden kişiler vardır. Bu büyük iftira karşısında şu hususun bilinmesinde yarar vardır:
Bediüzzaman, kendisine işkence yapan kişilere dahi “eğer imanını kurtarabilirse hakkımı helal ediyorum” diyecek kadar şefkatli birisi olduğu halde bu nutku ile ilgili olarak farklı bir ifade kullanmaktadır.
Bu nutkundaki ifadelerinin yanlış anlaşılmaması için “dağ yemişinin hazmı zor olur” diyerek dikkatli bir şekilde okunmasını aksi takdirde “hakkını helal etmeyeceğini” söylemiştir. Hatta eserlerinde bu yazıyı neşrederken: “Eğer siz de -iki gazeteci nasıl sözümü tahrif etmiş- öyle okursanız, Allah imdad eyleye” diyerek gerekli ikazını da yazmıştır.
Onun bu önemli uyarısına rağmen söylediğinin neredeyse tam aksini iddia ederek halkımızı Bediüzzaman’dan soğutmak isteyenler ciddi olarak düşünmek zorundadırlar. Çünkü iftira attığı takdirde; ruz-i mahşerde “hakkını helal etmeyen” bir kişiyle hesaplaşacaklardır. Bu hususu gözden kaçırmamak gerekiyor.
Şimdi gelelim Selanik’te ve İstanbul’da Meşrutiyet ve hürriyet ile ilgili olarak söylediği nutuk yazısına. Bu metni günümüz Türkçesi ile pek çok kişinin anlaması zordur. Bu nedenle kendi anladığım şekli ile günümüz ifadeleri ile ve özet olarak yazmaya çalışacağım.
26 Temmuz 1908 günü daha sonra “Hürriyet Meydanı olarak adlandırılacak Selanik’teki Drahodr meydanında, İdadi Mektebi ve Kışlalar arasındaki alanda birçok hatip konuşma yapmıştır.
Bediüzzaman’ın Selanik’teki nutkunu dinleyenler arasında daha sonra çok önemli mevkilere gelecek olan İsmet İnönü, Celal Bayar ve Türk Silâhlı Kuvvetlerinin 4. Genelkurmay Başkanı Salih Omurtak’ın da dinlediğini; bazı belgelerden anlayabiliyoruz. Zira Bediüzzaman’ın bu konuşması oldukça tesirli olduğu için İttihad ve Terakki’nin önde gelen isimleri Bediüzzaman’a cemiyette birlikte çalışma teklifi yapmışlardı. Fakat Bediüzzaman; bu teklifleri reddetmiştir.
Meşrutiyeti anlatan kişiler arasında başında sarığı belinde kaması ve ayağında çizmesi ile Bediüzzaman çok farklı bir etki bırakmıştır. Osmanlı Devletinin içinde bulunduğu durumu çok veciz ve yerinde tespitler ile anlatan bu zatın sözleri bir çok gazete ayrıca yayınlanmıştır.
Balkonda Enver Paşa’nın hemen ardından nutkunu söyleyen Bediüzzaman; özetle şunları söyler:
“Ey Hürriyet-i şer’i. Öyle müthiş ve fakat güzel ve müjdeli bir sada ile bağırıyorsun ki benim gibi bir Şarklıyı gaflet altında yatmışken uyandırıyorsun. Sen olmasa idin, ben, umum millet, zindan-ı esarette kalacaktık. Seni ebedi bir ömür ile müjdeliyorum.
Eğer hayatımızın esası olan Şeriatı gerçek kaynak olarak ele alsan ve o Cennette canlandırsan, bu mazlum milletin eski zamana nispeten bin derece daha fazla terakki edeceğini müjde veriyorum.
Ey bu vatanda yaşayan mazlum kardeşlerim! Gidelim, dahil olalım.
Birinci kapısı, Şeriat dairesinde kalplerin ittihadı yani birleşmesi,
İkincisi sevgi ve muhabbet,
Üçüncüsü eğitim ve maarif;
Dördüncüsü çalışmak,
Beşincisi sefahati yani Allah’ın yasakladığı pis işleri terk etmektir. Ötekileri sizin zihninize havale ediyorum...
Bu inkılap, insanlığın ağır zincirlerini parça parça ederek hükümeti tehlikelerden kurtaracaktır. Diğer milletler milyonlarca insanını feda ederek bu hürriyete kavuştular. Biz ise ölmüş olan hislerimizi İslam’ın güzel ahlakı ve yüksek milli seciyelerimiz ile yeniden ayağa kaldıracağız. Öyle ki; hürriyet ve adaletin sedası; İsrafil Aleyhisselamın Sur’a üflemesi gibi vatanımızı hayatlandıracaktır.
Ey kardeşlerin sakın sefahat ve dinde laubalilikle bu güzel gelişmeyi öldürmeyiniz. Şeriat üzerine tesis olunmuş olan Kanunu Esasi (anayasamız) fasit ve bozguncu düşünceleri, ahlaksızlığı ve rezaletleri Azrail gibi öldürmüştür.
Ey hamiyetli kardeşlerim!
İsraf ve şeriatın reddettiği meşru olmayan hareketlerle yeniden bu kötülükleri diriltmeyiniz. Yüz sene geri kaldığımız sanayi ve terakkiyattan, meşveret ile çıkıp yetişeceğiz. Medeni milletlerle omuz omuza müsabaka edeceğiz. Şimdi onlar öküz arabasına binmiş gibi yavaş ilerlerken biz ise şimendifer (tren) ve balon gibi süratli araçlara binerek onları geçeceğiz. İslam hakikatleri, güzel ahlak ve imanın feyzi ile medeni milletleri fersah fersah geçeceğiz.
Talebeliğin bana verdiği vazife ve hürriyetin sağladığı imkânla şunu kardeşlerime ihtar ediyorum!
Sakın hürriyeti kötü manada tefsir etmeyiniz. Ta ki elimizden kaçmasın. Kokuşmuş olan esirliği bize başka bir kapta içirmesinler. Çünkü hürriyet; dini hükümlere uygun hareket etmekle, Şeriatın edebi ile güzelleşmekle ve güzel ahlak ile gelişip güçlenir. Sadr-ı evvel yani sahabeler zamanında vahşet ve baskı varken; hürriyet, adalet ve hukuk önündeki eşitlik sayesinde dünya üzerinde büyük bir gelişme yaşandı.
Biz Osmanlı Milleti erkek gibiyiz. Mert olan milli seciyemize kadınların giysisi gibi sefihlik ve ahlaksızlık yakışmaz, aldanmayalım. Ecnebilerden medeni terakkiyatımıza yarayacak olan fen, teknoloji ve sanayi gibi noktaları memnuniyetle alacağız. Fakat ecnebilerdeki çirkin ahlaksızlığı bırakmak zorundayız. Çünkü bir kadın erkek gibi giyinse ve erkek de kadın gibi süslense bu yakışmaz. Mert ve himmetli olan milletimiz cilveli hanımlar gibi olmamalıdır.
Medeniyeti getirebilmek için Japonlar gibi olmalıyız. Onlar medeniyetin güzelliklerini Avrupa’dan aldıkları halde milli adetlerini muhafaza ettiler. Bizim milli adetlerimiz İslamiyet sayesinde gelişip güçlendiği için biz Japonlara göre iki kat daha fazla mücadeleye sarılmamız gerekiyor.
Hazreti Ömer, Hazreti Ali ve Selahattin-i Eyyubi gibi büyük zatların insanlık tarihine göstermiş olduğu parlak sahifeler bu iddialarımıza açık bir delildir. Buna binaen kati olarak hükmediyorum ki; bizim şimdiye kadar noksanlarımız ve gerilememizin sebebi dört sebeptir:
1. Şeriatın hükümlerine uygun hareket etmediğimiz için,
2. Bazı müdahin (yani dalkavuk ve yağcıların) keyfine göre hareket etmelerinden,
3. Cahil olup meselenin özünden uzaklaşan görünüşte alim kişilerin taassup ve bağnazlığından,
4. Avrupa Medeniyetindeki güzellikleri terk edip çocuk gibi heves ve fenalıkları tercih ettiğimiz için.
İşte memurlarımız vazifelerini düzgün yapsa ve memur olmayanlar da zamanın gereklerine uygun hareket etse sefahat ve rezilliklere zaman bulamayacaklardır. Bu noksanlık ve gerileyiş ancak bu suretle sona erecektir.
Bu milleti ve devleti medeni milletlerin ilerisine taşıyacak olan hususlar; fikir hürriyeti, milletin kalbi olan Meclis-i Mebusan ve ümmetin fikri olan Şeriata uygun olarak meşveret ve istişare etmektir”.
Konuşmasına aşağıdaki şekilde son vermiştir. Bu kısmı metindeki orijinal haliyle yazıyorum. Zira umulur ki Abdülhamid’in aleyhindeydi diyen kişiler insafa gelirler:
“Yaşasın ittihad-ı millî!..
Ölsün ihtilaf!..
Yaşasın muhabbet-i millî!..
Gebersin ağraz-ı şahsiye ve fikr-i intikam!..
Yaşasın şecaat-ı mücessem askerler!..
Yaşasın satvet-i müşahhas ordularımız!..
Yaşasın akıl ve tedbir-i mücessem dindar cem'iyet-i ahrar!..
Yaşasın yaraları tedavi etmek fikrinde olan Halife-i Peygamber!..”
Eyüphan KAYA
Allah dilediğini aziz, dilediğini rezil eder
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Fatih ORUÇ
ABD’nin Vietnam Savaşı ve My Lai Katliamı
Seyfettin BUDAK
Neden Lise Yılları Unutulmaz?
Adnan ÖZ
Atanı ve tutanı kaliteli olan trabzonspor kazandı!
Songül KARAMAN
Vuslat Kapısı
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Matematik Eğitiminin Önemi
Bülent ERTEKİN
EŞKİYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Hamdi TEMEL
Acı Yakıyor Ama Mutlu Ediyor: Acı Biberin Şaşırtıcı Gücü
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Mehmet BOZKURT
Dünya bir utancı konuşuyor!
Özlem Gürbüz
Bilimin Sınırlarında Dolaşmak
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SUS GÖNLÜM!
Gülay ÇETKİN
Denizli milli eğitimde usulsüz lojman mı tahsis edildi?
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Kaldığımız Yerden mi, Kandırıldığımız Yerden mi Devam Edeceğiz?
Ahmet DÜZGÜN
Bir Oy Vermenin Değeri
Aydın BENLİ
Son Kale Haymana ve Memleket Onuru- Recep Tümtürk
Ahmet SAĞLAM
İNANMAK
Halil MERT
Bu Coğrafya Bizimdir
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Nihat Güç
Bir Ve Beraber Hareket Etmek Zorundayız!
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Ravza ZEYBEK
İlim Neyi Bilmektir?
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Özhan KIZILTAN
İyi Polis ve Kötü Polisten Sonra Mason Polis Tartışması
Aydan KURT
Yorulmuyor musun?
Mehmet Nuri BİNGÖL
Sahtelerin Tasallutu
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)