Kıbrıs Halkı uzunca yıllardır ciddi bir inanç ve kültür kaybı yaşamaktadır. Şehit kanları ile sulanmış bu topraklar devletimizin ihmali ve bazı dinsiz bürokratlar nedeni ile yavaş yavaş elimizden çıkmaktadır.
En son yaşadığımız olay şok ediciydi. Mübarek ramazan ayında Kuzey Kıbrıs Anayasa Mahkemesi, kuran kurslarının, laikliğe aykırı olduğu gerekçesiyle, kapatılmasına karar vermişti. Bu kışkırtıcı ve saygısızca tutumun elbette nedenleri vardır. Bu konu ve Kıbrıs’ın geleceği üzerinde durmaya çalışacağız.
Kıbrıs Rum kesiminde, tüm kurumlar ve okullarında, Hıristiyanlık eğitimi yapılmaktadır. Avrupa Birliği ve Batılı değerler buna karşı çıkmamaktadır. Fakat Türk tarafında tam aksine din ve vicdan özgürlüğü ayaklar altına alınmaya çalışılmaktadır. Kıbrıs’ımızın elden çıkması için şer güçler ellerinden gelen her türlü gayreti göstermektedirler.
Kıbrıs Türk Kesimi, uzun yıllardan beri inanç ve milli değerlerimizden kopararak, özellikle İngiliz siyaseti ve kültürünün de etkinliğiyle, Batılıların kölesi haline getirilmeye çalışılmaktadır. Bu konuda dış ve iç ihanet şebekeleri, uzunca bir mesafe kaydetmişlerdir.
Rum kesimi, militan Hıristiyanlık çalışmalarını yoğun bir halde, ciddi bir baskı olarak güneyde sürdürürken, bizimkilerin inançsız ve kültüründen kopmuş bir sürü toplumu haline getirme politikası son hızla devam etmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) bu çirkin ve dinsiz tavır karşısında nihayet bir cevap verme cesaretini göstermiştir. İnsanın ciğerlerini dağlayan durum üzerinde ciddiyetle durulması ve acil tedbirlerin alınması gereklidir.
Kıbrıs Türk Yönetimi ve devletimiz; birlikte üretecekleri projelerle, bu tehlikeli kayıplara son vermek için, bir an önce yasal ve kültürel bazda, çok ciddi tedbirleri, vakit kaybetmeden almalıdır. Aksi halde, yakın gelecekte karşılaşacağımız çok ciddi kayıplar olacaktır.
Özellikle Doğu Akdeniz’deki menfaatlerimiz Kıbrıs ile çok yakından alakalıdır. Kıbrıs’ın elden çıkması demek Doğu Akdeniz’in kaybı demektir. Bunu asla unutmamak gerekiyor.
Burada yapılması gereken en önemli işlerden bir tanesi Kıbrıs Türk halkının manevi yapısını güçlendirmek olmalıdır. Bu konuda Bediüzzaman Said Nursi’nin eserlerinden yararlanmak gerekmektedir. Zira Nursi, bütün hayatını imanın güçlenmesine adamıştır. Kur’an’ın ezeli mesajlarını ve Hazreti Muhammed Aleyhissalatü Vesselam’ın sevgisini yaymak için elinden gelen her türlü çabayı sarf etmiştir.
Eserleri olan Risale-i Nur Külliyatı Türkçe olup her vatandaşımızın okuması gereken önemli bir müracaat kitabıdır. Bu eserlerde iman esasları çok güzel örneklerle izah edilmektedir. Allah’a ve ahiret gününe iman ile birlikte peygamberlere, kutsal kitaplara, meleklere ve kadere inanmanın önemi vurgulanmaktadır.
Bu eserler sayesinde milyonlarca Türk ve sayısız Müslüman imanını güçlendirmiştir. Aynı şekilde Kıbrıs Türk halkının da faydalanacağına şüphe yoktur.
Kıbrıs’ımız ve ülkemizin yöneticileri ile halkımız, el birliğiyle Kıbrıs’ı manevi olarak güçlendirmeye çalışmamız gerekiyor.
Şükürler olsun ki Kıbrıs’ta Cumhurbaşkanlığı seçimini az bir farkla da olsa Ersin Tatar kazandı. Yoksa “Rumlara toprak vermemiz gerek” diyen Mustafa Akıncı seçimi kazansaydı Türkiye’nin coğrafi olarak “yumuşak karnı” yani en zayıf bölgesi olan Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’i tamamen kaybedebilirdik.
Şimdi muhasebe yapmak zamanıdır. Osmanlı zamanında binlerce şehit vererek aldığımız ve Lozan’da İngilizlere verdiğimiz, nihayet 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ile ancak bir bölümünü kurtarabildiğimiz bu topraklarda hiç güzel gelişmeler olmuyor. Ada halkı her geçen gün Türkiye’den uzaklaşıp Yunanistan’a yakın hale geliyor veya getirilmeye çalışılıyor.
Avrupa hayranı ve Türkiye’ye soğuk olan bir nüfus; toplumun yarısını meydana getiriyor. İslam’dan uzak, Hıristiyanlığa yakın bir yapı her geçen gün güçlenerek Kıbrıs’ı eline geçirmeye çalışıyor. İşte bu can yakıcı sorunun cevabını vermek gerekiyor.
Ticaret gemisi ile Türk kesimine ve Rum tarafındaki Larnaka limanına gitmişliğim vardır. Gördüğüm kadarıyla meselenin toplumsal yönünden ziyade siyasi ve dini tarafına bakmaya çalışacağım.
Kıbrıs Barış Harekatından sonra Kıbrıs’ta anayasa yapılması için Prof. Dr. Mümtaz Soysal görevlendirilmişti. Özellikle başörtüsü düşmanlığı ile tanıdığımız bu zat İslam dini ile oldukça mesafeliydi.
Ne yazık ki Kıbrıs halkının unutulmaz lideri Rauf Denktaş’ın danışmanı da oldu. Rauf Denktaş ne kadar dindar ve vatanperver bir insan ise Soysal da o kadar kendi toplumunu küçük gören bir kişiydi. Sosyalist olduğunu söyleyen dini değerlere bir materyalist hatta ateist kadar cephe almış kişiydi.
Mümtaz Soysal’ın belki de gizli bir görevi vardı. Çünkü o yıllarda 65 milyonluk bir Türkiye’de bula bula böylesine bir kişiyi Kıbrıs’ta görevlendirmek akla ziyan bir iştir.
Fakat Türkiye’yi yöneten derin güçler kendilerine göre çok yetenekli bir kişiyi bulmuşlardı Sonuçta yıllar boyu süren bir çaba sonucunda Kıbrıs'taki Türklerin dinden uzak yetişmesi için harika bir sistem kurmuştu. Hem de Türkiye’nin katkılarıyla…
Mümtaz Soysal'ın görünüşte görevi anayasa yapmaktı. Fakat asıl işi dine mesafeli, materyalist ve Batı toplumuna angaje olmuş seküler bir Kıbrıs halkı için çabalıyordu. Soysal ve yakın çalışma arkadaşları harekattan sonraki ikinci ve üçüncü kuşak neslin bu şekilde yetişmesi için ellerinden gelen ne varsa yapmaktan çekinmemiştir.
İşte eski Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı gibi Türkiye’ye açıkça meydan okuyan nesiller ortaya çıkmış oldu. Öyle ki Soysal ve ekibi Kıbrıs'ta öyle bir hukuk, eğitim ve sosyal sistem kurdu ki; adada yetişenler yeni jenerasyon dinden ve İslam ahlakından mahrum kalmıştı.
Rum zumlu yüzünden Kıbrıs'ta dindarlaşan toplum çok kısa bir zaman içinde materyalist ve Avrupa hayranı olup çıktı. Çoluk çocuk demeden katliam yapan Rumlar Türk toplumunun efendisi olmaya başladılar. Öyle ki şu anda Soysal'ın kurduğu sistemde yetişen Kıbrıs Türkleri İslam'dan, Müslüman hayat tarzından nefret etmeye başlamıştır. Rumların dahi yapamadığı İslam düşmanlığını yapan kişiler türemiştir.
Buna karşılık Rum kesiminde Rum gençler dinlerine ve Yunan kültürüne bağlı yetiştirilmektedir. Devlet bu konuda kilise ile birlikte olağanüstü bir çaba göstermektedir. Halbuki Türk kesiminde ne camilerde, ne de okullarda din ve Kur'ân dersi verilememektedir.
Çünkü Kur’an öğrenmek, öğretmek, hafız yetiştirmek “laikliğe aykırı “ bir davranış olarak görülmektedir. İşin acı tarafı Kuran ve din eğitimine “bütün gücümüzle karşı koyacağız”, “asla izin vermeyeceğiz” diyecek kadar azgınlaşmış guruplarla karşı karşıya kalmış durumdayız. Hatta kimi vatandaşlar cesaret edip ezanı yasaklamak için dava bile açmışlardır.
Türkiye’deki genç nesil bilmez ama biz bu durumu 28 Şubat 1997 yılında yaşadığımız olaylardan dolayı çok iyi biliyoruz. Silahlı kuvvetlerin yönetimini eline geçirmiş ABD’den destek alan faşist bir yapı FETÖ örgütünün desteği ile aynı edepsizlikleri yapmıştı. “Gözün üstünde kaşın var” bahanesi gibi on bine yakın askeri ordudan atmayı başarmışlardı.
Hızını alamayıp kamu kurumlarına yöneldiler. Ne kadar başörtülü memur var ise hepsini işinden attılar. Zaten bu ahlaksızca saldırıya karşı geldiği için Ak parti iktidara geldi. Çünkü bu faşist darbeciler ve onlarla işbirliği yapan siyasetçiler halkımıza bıkkınlık vermişti.
Perşembenin gelişi Çarşambadan belli olur demişler. Anavatanda yapılan çabalar mücahit bir toplum olan Kıbrıs halkını işte bu hale getirmiştir. Sonuç ortada olup teşhis koymak için meseleyi eğip bükmeye gerek yoktur. Şimdi çözüm zamanıdır.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ersan Saner, "Kıbrıs Türk halkının bir 53 yıl daha masada harcayacak zamanı yok." diyerek Cenevre'deki masaya Türkiye ile birlikte yeni bir model getirilmesi gerektiğini söylemiştir. Gerçekten de Kıbrıs’ta milli çözümler üretmek zamanı gelmiş hatta geçmektedir.
Kıbrıs konusunda Nisan ayı sonunda Cenevre'de yapılacak 5ülke ve BM temsilcilerine bu mesajımızı iletmek zorundayız. 53 Yıldır federasyon tezinin görüşülmüş ve 6 ana başlıkta yapılan temaslarda herhangi bir konuda anlaşmaya varılamamıştır.
Kıbrıs’ın garantörü ve anavatanı Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte Rumlarla iki egemen ve eşit devletin kurulabileceği yeni bir model bir gerekliliktir, gerçektir. Kıbrıs Türk halkının bir 53 yıl daha masada harcayacak zamanı yoktur.
Zaten Cenevre'deki görüşmelerde federasyon anlamında herhangi bir çözüme ulaşılması yönünde bir beklenti yoktur. Batılılar milli ve manevi değerlerimizi tahrip ederek Kıbrıs’ın elimizden çıkması için ellerinden gelen her gayreti göstermektedirler. Artık uyanmak gerekiyor.
Son cumhurbaşkanı seçimlerinde, Kıbrıs Türk halkı iki egemen eşit devlet ile görüşmelere devam edilmesi konusunda iradesini ortaya koymuş ve Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ı Cumhurbaşkanı seçmiştir.
KKTC'de Anayasa Mahkemesinin Kur'an kurslarıyla ilgili aldığı karara farklı açılardan bakmak gerekiyor. Anayasa Mahkemesine açılan dava; Din İşleri Başkanlığında çalışanların üye olduğu ilgili sendikanın, Din İşleri Komisyonunun hafızlık eğitimi düzenleme yetkisi olup olmadığına dairdir.
Dine düşman bazı grupların, özellikle dava sonucunda laikliğe herhangi bir vurgu yapılmamasına rağmen, laiklikle alakalı herhangi bir sıkıntı olmamasına rağmen, davayı savunan avukat tarafından yapılan çarpıtıcı bir açıklamadan sonra olaylar çok kötü bir noktaya gelmiştir.
Davayı açan sendika görevlilerinin terfiler sırasında haksızlığa uğradığı iddiasının mahkeme tarafından doğru bulunduğunu ve yasal düzenleme yapılması gerektiği kararının çıktığı halde Anayasa Mahkemesi alakasız bir şekilde Kur’an kurslarını yasaklama kararı almıştır.
KKTC hükümeti bu oyunun farkında olup yasal düzenlemeler yapmak için gerekli çalışmaları başlatmıştır fakat çok geç kalınmaktadır. Her şeyden önce mücahit bir halktan meydana gelen KKTC Müslüman bir ülkedir. Kur'an kurslarını kapatmaya kimsenin gücü yetmez. Burada yapılacak işlem basittir.
İlgili sendikanın hafızlık kursunu Din İşleri Başkanlığının açma yetkisinin iptali yönünde Anayasa Mahkemesine başvurmuştur. Hafızlık kursu açma yetkisini yeniden düzenlenince mesele kalmayacaktır.
Türkiye'nin garantörlük hakkını kullanarak 1974'te Ada'ya yaptığı müdahale ile Kıbrıs'ta akan kana karşı çözüm sağlanmıştır. Fakat Kıbrıs'taki soruna bugüne kadar siyasi çözüm bulunamamıştır. Çünkü Rumların kendilerini Ada'nın tek hakimi olarak görerek, Kıbrıs Türkleri ile bir şey paylaşmak istememektedir.
Sözün sonunda çözüme gelerek yazımı sonlandırayım. Kıbrıs’ta yapmadığımız, yaptırmadığımız din eğitimini vermek zorundayız. Çünkü vatan sevgisi dinden kaynaklanan bir duygudur. Dinsiz adamın hamiyetli olması milletini sevmesi düşünülemez. Hele hele her türlü güzel ahlakın kaynağı olan Hazreti Muhammed (asm) sevgisi olmadan hiçbir yere varmak mümkün değildir.
Bu güne kadar teşvik edilen kumarhane, bar, pavyon ve içkili yerler yerine İslam ahlakının öğretildiği eğitim kurumları açmak gerekiyor. Diyanet İşleri Başkanlığına ilave bütçeler vererek cami, İlahiyat fakültesi ve imam hatip okulları gibi dini eğitim veren okulların teşvik edilmesi şarttır.
Belki de hepsinden önemlisi sivil toplum örgütlerinin konuya el atarak her geçen gün Haçlıların tuzağına düşerek dinsizleşen Kıbrıs Türk Halkına dini eserleri ulaştırması gereklidir. Özellikle iman konusunda en önemli kaynaklardan bir tanesi olan Risale-i Nur Külliyatına Kıbrıs’ta çok ihtiyaç vardır. vesselam…
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Fatih ORUÇ
ABD’nin Vietnam Savaşı ve My Lai Katliamı
Seyfettin BUDAK
Neden Lise Yılları Unutulmaz?
Adnan ÖZ
Atanı ve tutanı kaliteli olan trabzonspor kazandı!
Songül KARAMAN
Vuslat Kapısı
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Matematik Eğitiminin Önemi
Bülent ERTEKİN
EŞKİYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Hamdi TEMEL
Acı Yakıyor Ama Mutlu Ediyor: Acı Biberin Şaşırtıcı Gücü
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Mehmet BOZKURT
Dünya bir utancı konuşuyor!
Özlem Gürbüz
Bilimin Sınırlarında Dolaşmak
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SUS GÖNLÜM!
Gülay ÇETKİN
Denizli milli eğitimde usulsüz lojman mı tahsis edildi?
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Kaldığımız Yerden mi, Kandırıldığımız Yerden mi Devam Edeceğiz?
Ahmet DÜZGÜN
Bir Oy Vermenin Değeri
Aydın BENLİ
Son Kale Haymana ve Memleket Onuru- Recep Tümtürk
Ahmet SAĞLAM
İNANMAK
Halil MERT
Bu Coğrafya Bizimdir
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Nihat Güç
Bir Ve Beraber Hareket Etmek Zorundayız!
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Ravza ZEYBEK
İlim Neyi Bilmektir?
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Özhan KIZILTAN
İyi Polis ve Kötü Polisten Sonra Mason Polis Tartışması
Aydan KURT
Yorulmuyor musun?
Mehmet Nuri BİNGÖL
Sahtelerin Tasallutu
Eyüphan KAYA
İnsanlık Alemi Veda Hutbesini Arıyor
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)