Eylül-Ekim 1918 Tarihi İslam ve Türk tarihindeki en acı bozgunların yaşandığı tarih olmuştur. Ne yazık ki bu bozgunun komutanlarını aradan 103 yıl geçtiği halde hala eleştirmekten mahrumuz. Bu nedenle bazı isimleri dile getiremediğim için okuyucularım kusuruma bakmasın.
İngilizler Birinci ve İkinci Gazze savaşları sonucunda mağlup olmuş Üçüncü Gazze Savaşı sonucunda da Osmanlı hatlarını yarmaya muvaffak olamamıştı. Fakat Alman ihaneti sonucu Kudüs 1917 yılında düşmüştü. Berlin ve Viyana’da yeniden Hıristiyanların eline geçen Kudüs ile ilgili törenler yapılmaya başlamıştı.
Alman ihaneti yanında Osmanlı Ordusunda da çarpık düşünceli askerler vardı. 1000 yıılık ata toprağı olduğu halde “Arap çöllerinde ne işimiz var” diyerek resmen bozgunculuk yapan kişilere rastlıyorduk. İşte böyle bir vasatta İslam Tarihinin en büyük bozgununa zemin hazırlanıyordu. Öyle ki Bütün Arabistan yarımadasını, Irak, Suriye, Ürdün, Filistin ve Mısır’ı kaybettiğimiz savaş başlayacaktı.
Ne ilginçtir ki; 1918 Eylül ayına geldiğimizde bütün cephelerde başarılı savaşlar vermiştik. Ordumuz Güney’de Yemen’de Aden Şehrini kuşatmışken Kuzey’de de Grozni yani Çeçenistan’ın başkentine girmişti. Çarlık Rusya’sı yüzyıllar sonra nihayet yenilgiye uğratılmış Brest-Litovsk Barış Anlaşması imzalanmıştı. Ruslara karşı kaybettiğimiz bütün toprakları geri almıştık.
Fakat İngiltere, Kut Savaşlarında Osmanlı devletinin esir aldığı General Towsend sayesinde bazı Osmanlı Generalleri ile anlaşma yapmıştı. Anlaşmaya göre Osmanlı orduları geri çekilecek ve Birinci Dünya savaşı sona erecekti.
Karşılığında neler verildiğini ve neler alındığını sonradan görecektik. Ayasofya Camii, puthaneye çevrilirken Halifelik de kaldırılacaktı. Yeni kurulan devlette ise tek partili bir yönetim kurulacaktı.
İşte bir yıla yakın bir zamanda bugünkü İsrail-Mısır sınırında yığınak yapılmış General Allenby komutasındaki İngiliz ordusu saldırı anını beklemeye başlamıştı. Halbuki Müslüman Hint askerlerinden alınan istihbarat bilgileri sayesinde saldırının gerçekleşeceği Osmanlı Karargahı tarafından biliniyordu.
19 Eylül 1918’de Nablus güneyinde Batıdan-Doğuya doğru 8, 7 ve 4. Orduların savundukları mevzilere karşı büyük bir taarruz harekâtına girişilmiş 7. Ordunun kabul edilemez bir şekilde 8. ve 4. Ordulara haber vermeden ani bir surette geri çekilmesi, 8. ve 4. Orduların imhasına sebep olmuştur.
Neticede Nablus Meydan Muharebesi olarak tarihe geçen bu çatışmalarda; Mareşal Liman Von Sanders’in Yıldırım Ordular Grubu bozguna uğramış, Cevat Paşanın 8. Ordusuyla kuruluşundaki Albay Refet (Bele)’in 22.Kolordusu imha olmuştu. Genelkurmay ATASE Başkanlığı, Birinci Dünya Harbi’nde Türk Harbi isimli kitapta ilgili bölümde “Nablus Meydan Muharebesi 19-21 Eylül 1918, Cild 4, Klasör 2, Sina-Filistin Cephesi, Kroki 55” bu savaş detayları ile anlatılmaktadır.
7.Ordu kuruluşundaki Ali Fuat Paşanın (Cebesoy) 20.Kolordusu ve Albay Ismet (Inönü)’in 3.Kolordusu ağır zayiat vermişti. Ordu Komutanı ise 29 Eylül 1918 akşamı Şam’a ulaşmıştı.
Genelkurmay ATASE Başkanlığı Arşivi, Birinci Dünya Harbi Koleksiyonunda (Klasör 3705, Dosya 28, Fihrist 21;21-1) ve Şükrü Mahmut Nedim, Filistin Savaşı, 1914-1918, (çev. Abdullah Es, Genelkurmay Basımevi, Ankara 1995, sayfa 157, 158.), Yusuf Hikmet Bayur, Türk Inkılabı Tarihi, (1914-1918 Genel Savaşı, Bunların Siyasal Tepkileri, Ankara, Türk Tarih Kurumu Yayını, 1957, cild 3, Klasör 3, sayfa 456, 457.) kitaplarında ve Osmanlı Başkomutanlık Kurmay Başkanlığına yolladığı rapordan bu durum açıkça ortaya konulmaktadır.
Orduların panik içinde geri çekilmesi ve 1 Ekim 1918’de Şam’ın düşmanın eline geçmesinden sonra, Şam-Rayak (Riyak) hattında savunmanın devam edemeyeceğini değerlendirilmişti. Buna karşılık Halep istikametinde çekilme emri verilmesine Ordular Komutanı Mareşal Liman Von Sanders karşı çıkmıştı. Bulunulan mevzilerde savunmaya devam edilmesini istemiş fakat bu emir yerine getirilmemiştir.
Ordu Komutanlarının Filistin cephesinden ağır zayiat verip Şam’a (Riyak), Şam’dan Halep’e ve nihayet Halep’ten de kaçması takriben “40 gün” gibi kısa bir süreçte olmuştur. Bu kadar büyük bir alanın kısa zamanda elimizden çıkması Türk tarihinin en büyük bozgununa işaret etmektedir.
General Allenby’nin yazdıkları notlarda bu bozgun şu şekilde ifade edilmektedir:
“7. ve 8. Orduların çekilme yollarını süvari birlikleriyle tıkayarak her iki Orduyu da büyük ölçüde imha veya esir ettik… 36 saat zarfında 8. Ordu’nun büyük kısmı mağlup edildi. 7. Ordu kıtaları da Samariye tepelerinden geri çekilmeye zorlandı. Piyadelerimiz geri çekilen düşmanı süratle takip ederek süvari kıtalarımızın arasına sürdü. Bunun sonucunda 7. ve 8. Türk orduları bütün silah ve malzemeleriyle elimize düştü.”
Allenby, 24 Eylül’de kalan son birliklerle birlikte toplamda 57 bin esir, 360 top ve üç Türk ordusunun (4., 7. ve 8. orduların) silah ve malzemelerinin ele geçirildiğini ifade etmektedir.
Ingiliz Ordusu Komutanı General Allenby, Şam’a kadar olan Türk Ordusunun harekatını da şöyle anlatmaktadır:
“Eylülün 26. günü, Şam’a doğru ileri harekete geçildiği zaman, 45.000 Türk ve Alman Şam’da veya Şam’a doğru çekilme halinde bulunuyordu. Bütün düşman birlikleri intizamlarını (düzgün dizilme) kaybetmekle beraber, kendilerine vakit kazandırıldığı takdirde ileri hareketimizi geciktirecek bir kuvvet meydana getirebilirlerdi. Fakat 4. Ordunun geri kalan kısmının imhasıyla, 20.000 kişinin esir alınması, buna imkân bırakmadı. Filistin ve Suriye’deki Türk Ordularının, 4.000’i silahlı olmak üzere 17.000’i bulan bakiyesi (geriye kalanı) her türlü teşkilattan, nakil (ulaştırma) vasıtalarından, hatta savunma için bile olsa, faaliyette bulunmaya elverişli her çeşit malzemeden yoksun bir insan kalabalığı halinde, kuzeye doğru kaçmaktaydı…”
19 Eylül 1918’den 26 Ekim 1918 tarihine kadar geçen ve takriben 40 gün devam eden geri çekilme süresince verilen zayiat Yıldırım Ordular Grubu Komutanlığı raporlarında ise şu şekildedir: “75.000 esir, 360 top, 800’den fazla makineli tüfek, 200 kamyon, 44 otomobil, 89 lokomotif, 468 yük ve yolcu vagonu”
Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci’ye göre Birinci Dünya Savaşında esir düşenlerin sayısı toplamda 202 bin kadar olup en çok esiri Filistin cephesinde kayıp verdiğimiz ifade edilmektedir.
Bu bozguna çok kızan Harbiye Nazırı Enver Paşa, Fevzi Paşa’ya “Komutanlar ordusunu bırakıp kaçmış, hemen kurşuna dizilmesi için emir vereceğim” demiş ise de kısa bir süre sonra mütarekeye (Mondros) karar verildiğinden dolayı bunu gerçekleştirememişti. Enver Paşa da kısa bir süre sonra ülkeden kaçmak zorunda kalmıştı.
Bir Ordu Komutanı,11-13 Ekim 1918’de Halep’ten Sultan Vahidettin’e çektiği “çok gizli” telgrafta şöyle diyordu “Müttefiken olmadığı takdirde (Ingilizlerle) münferiden behemahal sulhü takarrur ettirmek lazımdır ve bunun için fevt olunacak bir an dahi kalmamıştır.”
Yani padişahın yaveri Naci (Eldeniz) Bey adına gönderilen telgrafta Müttefiklerle veya bu olmadığı takdirde İngilizlerle ayrı olarak ve mutlaka barışı sağlamak lazım geldiği ve bunun için kaybedilecek bir an bile kalmadığı, söylenmiştir.
Ne yazık ki bu olaylar bir cümle ile veya sanki hiç olmamış gibi tarih ve ders kitaplarında geçmektedir. Fakat araştırmacıların çok daha kafa yorması ve belgeler üzerinde çalışma yapması gereklidir. Bunu yapmayanlar almış oldukları maaşı hak etmemektedirler. Bilimin ve bilim adamının da bir namusu vardır ve bunu asla unutmamak gerekir.
Bu mağlubiyetin ordumuz üzerindeki tesiri o kadar büyük olmuştur ki aradan 80 yıl geçtikten sonra Misak-ı Milli” sınırları içindeki Musul ve Kerkük topraklarını kurtarma imkanı iki defa doğduğu halde bunu gerçekleştiremedik.
İlkinde aynı zamanda ordunun komutanı olan Cumhurbaşkanı Özal’a rağmen Genelkurmay Başkanı Torumtay istifa ederek harekatı engellemiştir. Diğer ordu komutanları da Genelkurmay Başkanı yanında yer almış ve sonucunda harekat durdurulmuştur.
İkincisi ise 2003 yılında gerçekleşmiştir. Ak Parti Hükümetinin daha ilk yıllarında tarihe “1 Mart Teskeresi” olarak geçen TBMM kararı ile ordumuz harekata katılamamıştır. İlginçtir bu kararın geçmemesine sebep olarak ABD’nin Türkiye’yi işgal edeceği gibi akla ziyan sözler söylenmiş buna omuzu kalabalık bir çok general ve devlet adamı da destek olmuştur. Bu konudaki sözlerimden dolayı Saadet Partisinin sözcülüğünü yapan bir gazete aleyhimde demedik laf bırakmamıştır.
Bu yazıyı 12 Eylül 1980 ve 28 Şubat 1997 yılında ordudan atılan subayların neden atıldığını anlamak isteyenler için önemli bir delil olarak gösteriyorum. Asker; belki 50 yıl beslenir fakat gerektiği zaman ucunda ölüm olsa dahi savaşmak zorundadır. Dünyanın her yerinde geçerli olan bu kuralı Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Erhan Afyoncu’ya özellikle hatırlatmak ve öğretmenlerimize duyurmak isterim.
Yıllarca Deniz Harp Okuluna cami yaptırmak için çırpınıp duruyorum. Yazdığım yazıları sağır sultan bile duydu. Lakin askeri okul yöneticileri hala uyuklamaya devam ediyor. Umulur ki ibret alınır…
Son olarak Nablus Savaşının dile getirdiği birkaç kitabı arz etmek istiyorum. Zira kaynaklara dayanmadan uydurma yazı yazdığımı söyleyenlerin gözlerine sokmak icap ediyor:
Adnan İPEKDAL
Eziklerin Efendisi Efendilerin Eziği
Nihat Güç
Kur’an’dan Birkaç Mesaj
Bülent ERTEKİN
Ellerinizi aktarcı milletinin üzerinden çekiniz!
Mehmet Nuri BİNGÖL
Büyük Dedem Kado
Seyfettin BUDAK
“Ah Şu Kaliteli İnsan Rolleriniz Yok mu? Bitiyorum…”
Adnan ÖZ
Kazanabileceğimiz maçları kazanamamak alışkanlık oldu!
Halil MERT
Papa Daveti, Fener Patrikhanesi…
Eyüphan KAYA
Kadim Diyanet Reisimiz Ali Erbaş hocadan kamuoyuna
Recep YAZGAN
Papa bizi birleştirdi, gitti!
Vehbi KARA
En Güzel Yazılar Hangisi?
Hamdi TEMEL
Metamfetamin Ölümleri
Erol AYDIN
Bir Damla Kan, Bin Bir Endişe
Ahmet SAĞLAM
Sevindik, Sevinemedik
Ahmet Eren KURT
Gölgenin Derinliğine Doğru İnen Merdivenler
Gülay ÇETKİN
Okula Gelen Gizemli Kişi
Songül KARAMAN
Zikrin Beyindeki Gücü
Özlem Gürbüz
Yeşil Yapay Zeka İçin Politika Çerçevesi
Mehmet BOZKURT
Öğretmenler Günü- 2025
Servet ZEYREK
Yedinci Oğul Nerede?
Fatih ORUÇ
ENFLASYON neden düşmüyor!
Fatma Saçak Akbulut
Bataklıktan Doğan Saflık: Lotus’un Sessiz Öğretisi; Lotus
Aydın BENLİ
Şehit cenazelerinde edep ve haya dersi şart!
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Hasan KARADEMİR
Giriş: Foucault'nun Eleştirel Soykütüğünün Temelleri
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Teknoloji Kullanımı: Fırsatlar Ve Tehditler
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı iken oruç tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (1)
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Ahmet AYDIN
Bilir misin?
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Ahmet DÜZGÜN
Putlarımız ve Perestlerimiz
Cevahir AYDIN
Yanlış Anladınız
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Mesut BALYEMEZ
SOSYAL MEDYA KEVAŞELERİ
Bilal Dursun YILMAZ
Her Şey Dâhil Vicdan
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Ravza ZEYBEK
Bulanlar Arayanlardır
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Aydan KURT
Farkında mısınız?
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Özhan KIZILTAN
Duvarların Ardında Filizlenen Hayat
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Emine AYDEMİR
Ateşle oynayan evliya Ateşbaz veli hazretleri
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
Abdullah BİR
Fitne, Kaos, Suriye ve Suriyeliler’e Daire İki Kelam...
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Önder GÜZELARSLAN
İsraf Bir İnsanlık Suçudur!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)