Suriye’de daha birkaç yıl sular durulmayacak. Çünkü ABD, Rusya, İsrail ve İran bölgeyi karıştırmaya devam ediyor. İnşallah Türkiye’nin bölgedeki duruma el koyması ile birlikte sulh ve sükûnet sağlanmış olacak.
“Yurtta sulh cihanda sulh” denilerek emperyalist Batı devletlerinin Türkiye üzerindeki boyunduruğu neredeyse bir yüzyıl devam etti. Mevcut statükonun devamı için İslam kahramanı Türk milletine böylesine pasif bir slogan dayatılmıştı.
Güya barış adı altında Türkiye kukla devlet haline getirilmişti. Askeri işgal manevi alanda da devam ediyordu. Milli ve dini değerlerimiz ayaklar altına alınmıştı. Lozan Anlaşması ile başta Türkiye olmak üzere bütün Ortadoğu’yu emri altına alan İngiltere; 2. Dünya Savaşı sonucunda büyük ölçüde güçten düştüğü için yerini diğer vahşi Batı ülkelerine bıraktı. Üstelik Türkiye ve diğer Müslüman devletlerin başına bir de İsrail musibetini sarmışlardı.
Ülkemizde tek partili faşist yönetim 1950 yılına kadar devam etti ise de arkasından gelen kesintisiz askeri darbe süreçleri sonucunda insanlar bir türlü rahat nefes alamadılar. Sadece Türkiye’de değil bütün Ortadoğu’da silahlı kuvvetlerin namluları daima halka dönük olarak bekliyordu. Her türlü özgürlük hareketi kısa sürede Batı güçlerinin emrindeki generaller aracılığı ile yapılan darbeler sonucunda boğuluyordu.
Nihayet Türkiye halkı 15 Temmuz 2016 yılında bu gidişe bir son verdi. Tankların önüne çıkarak askeri darbeyi püskürttü. Darbeci askerler derdest edilip pataklanarak bu kanlı faşist gidişata bir son verildi. “Yurtta Sulh Konseyi” yerini halkın seçtiği yöneticilere itaat eden vatanını emperyalist güçlerden daha fazla seven gerçek askerlere bıraktı. “En iyi savunma hücumdur” stratejisi yürürlükteydi artık.
Savaştan kaçan fakat halkımıza işkence yapan generaller kodese tıkıldı. (28 Şubat generalleri hariç. İnşallah temyiz süreci sonunda onlar da hak ettikleri yeri bulacaklar) Öncelikle büyük şehirleri kontrol altına almak maksadı ile Ankara ve İstanbul’un orta yerindeki zırhlı birlikler, sınırlara kaydırılarak gerçek savunma kuvvetleri haline dönüştürüldü. Namlular halkımıza değil; bu sefer sınırlarımızın dışına çevrilmişti.
15 Temmuz darbe teşebbüsünden hemen sonra bir ay içinde ordumuz “Fırat Kalkanı” harekâtı ile DAEŞ örgütünü yok etmek üzere Suriye’ye girmeye başladı. Kısa bir zaman sonra da Batılı güçler tarafından beslenip büyütülen PKK’ya karşı “Zeytin Dalı Operasyonu” düzenlenmiş Afrin, teröristlerden temizlenmişti.
Bu iki harekât “Yurtta sulh cihanda sulh” anlayışı ile nasıl bir boyunduruk altına alındığımız gerçeğini de meydana çıkarmıştı. Batılı emperyalist güçler içimizdeki Sabetay Yahudileri aracılığı ile ülkemizi iliklerine kadar sömürdükleri yetmiyormuş gibi kahraman Türk milletini de uyutuyorlardı. Çevremizdeki ülkelerdeki Müslüman halkları da kendilerine bağlı krallık ve diktatörler aracılığı ile ezmeye devam ediyorlardı. Gerektiği zaman kurmuş oldukları terör örgütleri devreye giriyor; bu esnada milyonlarca insan ülkemize göç ediyordu.
Bu göçü kontrol altına almak üzere Türkiye üçüncü bir operasyonla “çatışmasızlık bölgesi” adı altında 13 askeri kontrol noktası tesis etti. İdlib merkezli bu bölgede varılan anlaşmalar; ne yazık ki Rusya, İran ve Esed Rejimi unsurları tarafından çiğnendi.
Adı üstünde çatışmasızlık bölgesi; fakat acımasızca bu zalim koalisyon uçakları tarafından bombalanmaya hala devam ediyor. Elbette üçüncü operasyon bu şekilde kalmayacaktır. Çünkü 2 yıldan beri ABD’nin oyalama taktikleri sonucunda Fırat nehrinin doğusuna yapılacak harekât öncelik kazanmıştı. Aynı anda iki düşmanla mücadele etmek mantıklı değildi.
ABD Başkanı Trump, Türkiye’yi dördüncü harekattan alıkoymak için “Suriye’den çekileceğiz” sözü vermişti. Fakat yalan söylediği zaman yüzü kızarmayan bu lider, sözünden dönmüştü. Bu skandala rağmen kimse ABD’ye ve yalancı başkanı Trump’ı kimse hala kınayamıyor.
Fakat Türkiye’nin lideri Erdoğan; bu oyalama taktiğinin farkındaydı ve dördüncü operasyon için kararlıydı. Bu operasyon sonunda bölgedeki ABD askerlerinin yok edilmesi sonucunda çıkabilecek sorunları engellemek için “Müşterek Harekât Merkezi” kuruldu. Şimdi Suriye’nin kuzeyinde kurulacak güvenli bölge için yapılacak harekâtta ABD’li askerler PKK’lı teröristlerden ayırt edilebilecekti.
Dördüncü Suriye Operasyonu; görünüşte PKK’ya karşı olsa da aslında ABD’ye karşı yapılıyor. Çünkü ABD, FETÖ ve PKK terör unsurlarını koruyup kollayan besleyip büyüten bir ülkedir. ABD’nin nihai amacı; Türkiye’nin parçalanarak küçük lokmalar haline getirilmesidir. Bu sayede ülkemizi daha kolay kontrol edebileceğini düşünüyor.
Sonunda dönüşü olmayan bir yola girildi. Erdoğan’ın da belirttiği gibi Eylül ayı bitmeden ordumuz Fırat’ın doğusuna girerek bütün PKK teröristlerini temizleyecek. Bundan kaçış yoktur. ABD’nin bütün oyalama çalışmaları ancak buraya kadar sürebilmiştir.
Operasyonun başarılı olacağından hiç kimse şüphe duymuyor. ABD’nin yığmış olduğu 50 bin TIR dolusu askeri malzeme ve silah ise ileride çok işimize yarayacak. Çünkü bugün tümen seviyesinde bulunan Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) silah lazım olacak. İlk üç operasyonda Türkiye askerleri ile beraber teröristleri temizlemede çok başarılı olan ÖSO’ya rejim ile savaşabilmek için bol miktarda silah gereklidir.
Hemen akla PKK’nın bu silahları Türkiye ve ÖSO’ya kullanması sorusu gelebilir. Fakat şu hususu gayet iyi biliyoruz ki PKK; gerilla taktikleri ile mücadele eden bir terör örgütüdür. Düzenli birlikler halinde karşı koyduğu anda büyük darbeler yemiştir. Afrin, bunun en büyük delilidir. ABD ve Batılı ülkelerin yığdığı silahların çoğu kullanılamadan Türkiye’nin eline geçmiştir. Düzenli bir askeri güç ile savaşma kabiliyeti olmayan PKK unsurlarının aynı Afrin’de olduğu gibi “tabanları yağlayıp” kaçmaktan başka çaresi yoktur.
Peki, dördüncü operasyondan sonra Suriye sorunu çözülecek midir?
Ne yazık ki; hayır! Beşinci, altıncı ve yedinci operasyonlar hatta savaşlar arkasından gelecek. Fakat bu savaşlarda Türkiye aktif değil destekleyici rol alacaktır. Çünkü Türkiye’nin desteği ile sürekli başarılar kazanan ÖSO unsurlarının nihayetinde Rusya ve İran’ın desteklediği Rejim kuvvetlerini alt etmesi beklenmektedir. Katiller sürüsü Esed Rejimi ile bir barış yapmanın imkan ve ihtimali yoktur. Zafer İslam’ın olacaktır.
Suriye’de tam bir barışın gelmesi ise İsrail’in işgal ettiği topraklardan kovulması sonucu gerçekleşecektir. Zira ABD gibi Müslüman kanına doymayan İsrail’in bu kanlı politikasını durdurmanın başka yolu yoktur. Bu kan içici Yahudi ve Hıristiyan caniler; ancak güçten anlarlar. Söyledikleri “barış, hürriyet vs.” nutukları koskocaman bir yalandan ibarettir. Zira Allah’a değil; kuvvet ve güce tapınırlar.
Elbette ölmez kalırsak bu yazıların devamını getireceğiz. Fakat burada önemli olan bugünü konuşmak değil yarını hatta gelecek yılları düşünmek; analiz etmektir. Ne yazık ki bunları yazacak, üzerinde kafa yoracak kapasitede insanımız çok azdır.
Çünkü geçmişi doğru dürüst bilemiyorlar ki; nerede kaldı geleceği tartışmak imkanı olsun. Hala tek partili CHP rejimini; demokrasi olarak bilen embesiller mevcuttur, vesselam…
Vehbi KARA
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 37. Ayet
Hüseyin KURT
Asabiyenin Gölgesinde Bir Coğrafya
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Seyfettin BUDAK
Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Recep YAZGAN
Karl Marks’ın Hindistan İhaneti!
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)