Yalanlarla istediğin yere kadar gidebilirsin fakat geri dönemezsin. İşte günümüzde ABD’nin yaşadığı en önemli sorun budur. O kadar çok gerçek dışı ve yalan söylemişlerdir ki; hiçbir Başkan böylesine berbat bir durumdan kurtulabilmek için geri adım atamamaktadır. Bu konuda en önemli yardımcıları ise büyük paralar ödedikleri Hollywood film stüdyolarıdır.
Hiçbir yalan “ABD’nin insanlı Ay Yolculuğu “ kadar uzun ömürlü olmamıştır. Diğer yalanlarda gerçekler kısa süre içerisinde gerçekler ortaya çıkmış yalancılar, söylemiş oldukları gerçek dışı sözleri itiraf etmişlerdir. Zira gerçeklerin bir gün mutlaka ortaya çıkma huyu vardır.
Hollywood film yapımcıları yıllarca emek vererek hazırladıkları senaryolar ile dünya üzerinde müthiş bir İslam düşmanlığı meydana getirmişlerdir. “İslamafobia” adı verilen ve gerçeklerle uzaktan yakından alakası olmayan büyük yalanlar; bu filmler sayesinde insanlara gösterilerek İslam’ın gelişip büyümesi engellenmektedir.
İşte, Yeni Zellanda’da camide yaşanan terör bunun en büyük delilidir. İnsanlar aldatılmış ve Müslümanlar şiddet yanlısı olarak gösterilmiştir. Halbuki İslam adı üstünde sulh, selamet ve barış dinidir. Düşman saldırmadıkça mal ve namus tehlikeye düşmedikçe şiddet ve savaşa müsaade edilmemiştir. Aslah tarik sulhtur. Yani daha çok tercih edilen yol; barıştır.
Çok net bir biçimde ABD ve Hollywood yalanlarına devam etmektedir. Bunu daha önce söyledikleri yalanların ortaya çıkarılmaması da körüklemektedir. Atalarımız “yalancının mumu yatsıya kadar çıkar” demişlerdir. Fakat inanılmaz biçimde büyük bir sahtekarlık hala devam ediyor. Düşünebiliyor musunuz? Bugünün teknolojisi ile Ay’a insanlı bir yolculuk yapmak hala çok zor iken, ABD’nin yalan makinesi NASA, 50 yıl önce 6 defa Ay’a insanlı uçuş yaptığını söyleyebilmektedir.
NASA’nın yüzü kızarmaz ve ahlaki değerlerden habersiz sözcüleri, insanların karşısına çıkıp 50 yıl önce Hollywood stüdyolarında gerçekleştirdikleri sanal Ay yolculuğunu hala insanlara yutturmaya çalışıyorlar.
Peki, bu yolculukta çekim yaptıklarını iddia ettikleri film ve görüntü kayıtları nerededir? Sorulduğunda; kayıp olduğu söylenmektedir. Çünkü ayrıntılı bir şekilde incelendiğinde bu yolculuğun gerçek değil bir kurgu olduğu çok açık bir şekilde ortaya çıkacaktır.
Nedense medya denilen ve derin güçlerin maskarası olmuş basın tarafından “İyi hoş da 50 yıl önce altı defa gerçekleştirdiğiniz insanlı Ay yolculuğunu hala niye yapamıyorsunuz?” diye basit bir soruyu dahi soramıyorlar.
Üniversitelerde görev yapan bilim adamları; bugün dahi aşılması hala çok zor olan Güneş radyasyonuna karşı çare bulamamışken, Van Allen kuşağı dışında kalan dehşetli radyasyondan etkilenmeyen bir çeşit teneke parçasından ibaret Apollo araçlarını sorgulayamamaktadırlar. Acaba neden? Cehaletlerinden mi? Yoksa bazı güçler tarafından tehdit edilerek “kariyerimi yok ederler” kaygısından mıdır?
Bugün ABD’de birebir aynısı olduğu iddia edilen Apollo 11 uzay aracı müzede sergilenmektedir. İnsanlar, Güneş radyasyonlarına karşı doğru dürüst hiçbir koruma kalkanı olmayan bu araçları görüp NASA ve ABD ile alay etmektedirler. Zira bu araçlarla Van Allen kuşağının yani Dünya’nın manyetik alanı dışına çıkılmasının sonucunda; insanlar dünyaya köfte olup dönebileceklerdir.
50 yıl önce bu alfa, beta ve gamma ışımalarına karşı geliştirilmiş ciddi bir koruyucu önlem üretilememiştir. Hoş bugünkü teknoloji ile de insan sağlığını tehdit etmeyen koruması yüksek uzay araçları üretilememektedir. Çünkü bunu yaptığınız takdirde uzay aracını aşırı derecede ağırlaştırmış olursunuz ki; yerçekimi gücünü yenip aracı uzaya çıkarmak oldukça güçleşmiş olur.
NASA’nın senaristleri, Apollo uzay araçları ile öyle bir senaryo üretmişlerdir ki bu konuda insanları etkilemedeki başarılarını takdir etmek gerekir. Apollo araçları ile yapıldığı iddia edilen Ay yolculuğu, bugünkü şartlarda dahi neredeyse imkansızdır. Bırakın uzayda araçların birbirinden ayrılmaları ve kenetlenmelerini, ay yüzeyinden kalkış dahi çok güç bir iştir. Fakat animasyon teknikleri ile bunu kolayca yapabilmektedirler.
Hollywood’un çok mükemmel sanal gerçeklik üreten cihazları vardır. Animasyon dünyası bugün çok gelişmiş ise bunun en önemli sebebi sanal gerçeklik ile uğraşan mühendis ve teknik elemanların başarısı sebebiyledir.
İnsanların aklına daima şu soru gelmektedir: Peki, ABD uzaya insanlı bir yolculuk gerçekleştirmedi, fakat onun en büyük rakibi olan Sovyetler Birliği bu konuda neden gerekli cevabı vermemiştir?
İşte gerçekten de cevaplandırması zor olan bir sorudur bu. Fakat şu hususu gayet iyi biliyoruz ki ABD ve Sovyetler Birliği, kendi aralarında yapmış olduğu anlaşmalar ile uzay çalışmalarında birbirlerini desteklemişlerdir. Bir çok gizli sırrı birbirleri ile paylaşarak kendi yalanlarını ele vermeyecek şekilde aralarında bir centilmenlik anlaşması yapmışlardır.
Her iki ülkenin uzay araçları dünya yörüngesinde birbirleri ile kenetlenmiş ve astronotlar; her iki ülkenin ortaklaşa kullandıkları uzay laboratuarlarında birlikte görev yapmışlardır. Rusya döneminde de bu ortak çalışmalar devam etmektedir. Hala iki ülkenin ortak projeleri yürütülmektedir.
ABD’nin “yasak bölgesinde” çekilmiş görüntüleri bugün ispatlamak çok kolaydır. Çünkü Ay yüzeyi diye insanlara gösterilen bölge burası ile tıpatıp aynıdır. İşte bu yalanın ortaya çıkarılması için Neil Amstrong’un “insanlık için büyük bir adım” diyerek iddia ettiği yürüyüşün aslında ABD’deki yasak bölgede gerçekleştirildiği, Ay yüzeyinde yapılmadığı rahatlıkla ispatlanabilir.
Bundan başka Ay yüzeyine indirilecek insansız uzay araçları ile rüzgar olmadığı halde dalgalanan ABD bayrağının gerçek durumu da ortaya çıkarılabilecektir. Fakat böyle bir işe kalkışmak ABD ve NASA’nın düşmanca tutumları nedeniyle çok güçtür.
Ay yolculuğu ile ilgili olarak çevrilmiş filmlerden bir tanesi gerçeğe çok yakındır. Apollo 13’ün başarısız yolculuğu filme alınmış ve astronotlar uzay aracında çıkan arızadan dolayı Ay’ın yüzeyine iniş yapamadan geri dönmüşlerdir. Bu filmi izleyen her insan aslında “insanlı Ay yolculuğunun 1969 yılının teknolojisi ile yapılamayacağını” kolaylıkla söyleyebilir. Bu konudaki bilimsel makaleleri abartılı bulanların bu filmi izlemesi tavsiye edilir.
Peki, neden bu insanlı Ay yolculuğu yalanı uydurulmuştur? Böylesine büyük bir yalanı hangi gerekçelerle üretmişlerdir? Bir de bunun üzerinde duralım.
Bu yolculuk esnasında ABD’nin Vietnam savaşı devam ediyordu. Bu savaşta 50 binden fazla ABD askeri ölmüştü. Karşılığında çoğu sivil bir milyona yakın Vietnamlı öldürülmüştü. Savaşın korkunç maliyetinin yanında “Vietnam Sendromu” adı verilen dehşetli bir psikolojik hastalık bütün ABD halkını sarmıştı. ABD’li silah sanayicileri dışında korkunç bir karamsarlık ülkede kol geziyor ülke tam bir kaosun içine sürükleniyordu.
ABD hükümeti bu esnada maliyeti çok yüksek miktarlara yükselen Ay yolculuğu programını devam ettirmekte zorlanıyordu. İşin daha kötüsü onlarca astronot sırf bu yolculuk yüzünden hayatını kaybetmişti. Kimse bu teneke parçalarına girip bile bile ölümü göze alamıyordu.
Sonunda Japonların “Pearl Harbour Baskını” benzeri bir kamuoyu meydana getirme projesi yürütülmesine karar verildi. Nasıl ki ambargolarla savaşa girmeye zorlanan Japonların savunmasız Pearl Harbour’a baskın yapması sağlanmış ve ABD’de ve savaş istemeyen halkında birdenbire savaş çığlıkları atılmıştı. İşte aynı şekilde özellikle ABD toplumuna Vietnam bozgununu unutturacak ve ABD’nin hala dünyanın süper gücü olduğunu gösterecek böylesine yalan dolu bir proje devreye sokulmuştu.
Yine de ne olursa olsun böylesine büyük bir yalana tevessül edilmemeliydi. Hadi diyelim ki; zamanın yöneticileri bunu kendi ülkelerinin menfaatine uygun gördüler. Daha sonraki yöneticilerin bu yalanı hem de 50 yıl sonrasında bile sürdürebilmeleri gerçekten bu politikacıların ulaşmış olduğu zavallılığın derecesini göstermektedir…
11 Eylül saldırısı da böyle bir aldatmacadır. Çünkü ABD bir yalan imparatorluğudur. İslam dünyasına karşı yürütülen bir projede Usame bin Ladin kullanılmıştır. İkiz kulelerin ve hiçbir çarpmanın olmadığı üçüncü gökdelenin kendi üzerine usta bir şekilde yıkılması bu saldırı olarak gösterilen olayın bir proje olduğunu ispatlamaktadır. Olan 2 bine yakın ABD’li itfaiye erine olmuştur.
Biz şimdi ABD Başkanı Trump’ın “Suriye’den ABD askerlerini çekeceğim yalanını” tartışa duralım. Yahu bunlar yalan söylemekte dünyanın zirvesine çıkmıştır hatta Ay’a kadar gitmiştir. Hala anlayamadınız mı? Vesselam…
Vehbi KARA
Aydan KURT
Yorulmuyor musun?
Mehmet Nuri BİNGÖL
Sahtelerin Tasallutu
Halil MERT
İki Farklı Kader, İki Farklı Devlet Aklı
Fatih ORUÇ
Abd-Cıa ve Darbeler
Eyüphan KAYA
İnsanlık Alemi Veda Hutbesini Arıyor
Erol AYDIN
İnsan Olmanın En Ağır Yükü
Nihat Güç
İyi İnsan, Kötü İnsan
Gülay ÇETKİN
Denizlide okullar kaosa mı sürükleniyor?
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
21. Yüzyılın Öğrenci Profili: Alfa Kuşağı
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Adnan ÖZ
Süper kupa ve transferler!
Aydın BENLİ
MİLLİ DUYGULAR ÖLDÜRÜLÜRSE NE OLUR?
Seyfettin BUDAK
Tek bir taşla kaç kuş vurulur?
Mehmet BOZKURT
Suçlu Kim? Müslümanlar mı?
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Hamdi TEMEL
Limon Tuzu: Masum Bir Ekşilik mi, Bilinmesi Gereken Bir Kimya mı?
Ravza ZEYBEK
Bizim çocukları ateşe atan kim?
Songül KARAMAN
YA RAB
Ahmet SAĞLAM
Kaçınılması Gerekenler
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’da Şirin Bir Köy: Duhancılar
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Özlem Gürbüz
Geçmişten Ders, Geleceğe Umut
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Adnan İPEKDAL
Dijital İçerik Üretme Seferberliği
Bülent ERTEKİN
Bayraklı’daki Söyleşi Üzerinden Ciddi İddialar
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet DÜZGÜN
Kimse mucize beklemesin
Vehbi KARA
Kocatepe Olayı
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Sevgi Mi Bağ, Yoksa Görünmez Bir Kafes Mi!
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Servet ZEYREK
Yedinci Oğul Nerede?
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Hasan KARADEMİR
Giriş: Foucault'nun Eleştirel Soykütüğünün Temelleri
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı iken oruç tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (1)
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Özhan KIZILTAN
Duvarların Ardında Filizlenen Hayat
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)