Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
KÖŞE YAZISI

Kaza ederken, kazaya kurban gitmek de var!

Erol AYDIN Erol AYDIN Yazarın tüm yazıları
04-11-2019 09:24 2 dk okuma
Paylaş:

Bir Müslüman günlük hayatını tanzim ederken dinin direği olan namazı da her daim plana dâhil etmek zorundadır. Namaz kılmayanlar çok kolay ve rahat bir şekilde “aman, sende kaza edersin!” demek suretiyle meseleyi hafife alırlar. Bunu duyan Müslüman eğer şuursuz ise bu teklife boyun eğecektir. Oysaki namazı kazaya bırakmak hafife alınamayacak kadar mühim bir meseledir. Beş vakit namaz kılıp ta namazı hayatının merkezine koymayan/koyamayan Müslümanlar için birkaç laf etmek vazifemizdir diye düşünmekten kendimi alamıyorum.

Bir Müslüman evinin dışına çıktığı zaman gerek yolda gerekse gideceği yerde namazını eda etmenin derdine düşmek zorundadır. Bazı kişiler namaz kılıyor olsa bile namazın ve vaktin yok olup gitmesine çok ehemmiyet vermezler. Olursa kılarım, olmazsa kaza ederim fikri yaygındır. Mesela, tam ezan okunurken evden çıkan, alışverişe veya yola giden insanları anlamak mümkün değildir.  Hele akşam namazı ise geçmesi kesin gibi olduğu halde bunu önemsemeyen Müslümanlar ziyandadırlar.

Oysaki ibadetlerin en makbulü vaktinde yapılanıdır. Günümüz şartlarında namazın kazaya bırakılması asla kabul edilebilir değildir. Çünkü Müslümanlar için tüm yeryüzü mescittir. Sevgili Peygamberimiz (sav) savaşta bile namazını kazaya bırakmamışsa bizim böyle bir lüksümüz olamaz.

İslam’ın kolaylık dini olduğu hep söylenir dolayısı ile hasta olsak bile sonsuz seçenekle namazımızı kılmamızın yolu açıktır. Su olmasa bile teyemmüm çare olarak karşımızda durmaktadır, yani bahane ve kaçış yok.

Namaz konusunda başka bir zafiyet ise sünneti gayrimüekke olan ikindi ve yatsının ilk sünnetleri meselesidir. Bu sünnetler bazı durumlarda terk edilebilir. Mesela vaktin daralıp kerahete kalması gibi durumlarda terk edilebilir. Fakat bu husus yanlış anlaşılmakta olup bu bir ruhsatmış gibi sürekli bunu terk eden insanların olması düşündürücüdür. Bu alışkanlık zaman içerisinde yerleşerek artık karakteriniz halini almaktadır. Bunu gören yeni nesil “demek ki bu şekilde de olabiliyormuş” diyerek dine yeni bir boyut katmaktadırlar. Bu durum çok tehlikeli ve sevap kazanayım derken günaha da sebep olabilecek mahsurlu bir tutumdur.

Sonuç olarak; namaz kılmak farz bir ibadet olup son nefese kadar terk edilmemesi gereken bir görevdir. Kazaya bırakırım, kaza ederim diye savsaklamak kazaya kurban gitmemize sebep olabilecek bir ihmaller zinciri oluşturabilir. Belki kıldığınız bu son namazınız olabilir düşüncesiyle, borçlu gitmemek adına, aman dikkat diğer tarafta hesap çetin olabilir.

Esenlik dileklerimle,

Erol Aydın

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Erol AYDIN — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

ahsap mobilyauluslararası evden eve nakliyat