Basın, toplumumuzu aydınlatan bugünün tabiri ile 5. güç de tabir edilen ve toplumsal olaylarda bireylere yön veren büyük bir güçtür.
Yaşar Kemal’in 2011 tarihli Çağdaş Gazeteciler Derneği’ne hitaben yazıldığı mesleğin özünü betimleyen mektupta Yaşar Kemal meslektaşlarını şu sözlerle selamlıyor; “Basının gücü sözün gücüdür. Onun için de basın her zaman baskı altında kalmıştır… Basın da kendisinden korkuyor. O da kendi kendini eleştiremiyor. Gazetecilik yaratıcılıktır. Gazete okuyucusunu kendisi yetiştirir… Gazete haber verir. Gazete öğretir. Okuyucunun nabzına göre şerbet vermez. Okuyucularını kışkırtmaz… Basın hiçbir çıkarın yanında olmamalıdır, kendi çıkarı olsa da. İşte basının özgür olması budur… Selam olsun düşünce özgürlüğü ve insan hakları için direnen meslektaşlarıma
Selam olsun, korkunun üzerine yürüyenlere.
Selam olsun insanlık toptan tükenmedikçe umudun da tükenmeyeceğini gösterenlere. İnsan soyu içinde en güzelleri, en kutsanacak olanları onlardır.’
Sözü ile başlangıç yapıp günümüzün duayen gazeteci abimiz, sayın Yunus Karakaya ile sohbetimize başlayalım.
YUNUS KARAKAYA KİMDİR?
1965 Manisa'nın Salihli ilçesinde doğdu... İlköğretim okulunu Keli Mahallesin de bulunan Zafer ilköğretim okulunda, Lise eğitimini ise Salihli Lisesinde tamamladı… Lise eğitimi sırasında Salihli’nin ünlü Avukatlarından Hasan Hüseyin Saçaklıoğlu ve Sami Şahin'in yanında katiplik yaparak hayata ilk atılımlarını yaptığı... Gazeteciliğe Tercüman Gazetesi'nin Salihli Muhabirliğini yaparak başladı.
Yunus Karakaya Profosyonel olarak gazeteciliğe 1986 yılındanda Türkiye Gazetesi'n de spor muhabiri adım attı…
Daha sonra DHA, Veri Haber Ajansı'nda görev yapan Yunus Karakaya 1999 yılından bu yana SKY TV'de Genel Koordinatör olarak görev yaptı… Halen Ege Telgraf Gazetesi’nde Yazı İşleri Koordinatörü olarak görev yapan Karakaya daha sonra Yeniasır Gazetesinde köşe yazarlığı,Yenigün Gazetesi'nde Genel Müdürlük yaptı.
YK Medya grubun bünyesine bulunan www.haberinioku.com,www.egehurbakis.com,www.egitimrotasi.com haber portalları ile Egehürbakış dergisininde imtiyaz sahibi olan Yunus Karakaya, çeşitli gazetelerde köşe yazarlığı,Tv kanallarında program sunuculuğu görevini yürütmektedir. Linemedya gurupta yazılı ve görsel medya danışmanlığı yapmaktadır.
Evli ve iki çocuk babası olan Yunus Karakaya'nın Talha ve Emrehan isimli iki çocuğu bulunmaktadır
YUNUS KARAKAYA'NIN BİRDE BİLMEDİĞİMİZ YÖNLERİ NELERDİR.
Aslında bilinmeyen yönüm yoktur. Neysem oyumdur. Hayatı insanların gözü önünde yapamadığım için kimseden birşeyler saklamam. Gereken bir şey olmadığı için olduğum gibi görünmeye çalışıyorum. Hayatta, çok af edersiniz çok kazık yediğim için insanlara olan güvenimi zaman zaman sorgulama ihtiyacı duymaktayım. Ama sonra "Yaradılanı sev, yaradandan ötürü” düsturu aklıma geliyor, yine güvenmeye başlıyorum insanlara.
DUAYEN BiR GAZETECİ ABİMİZİN (HASAN KARAKAYA)
KARDEŞİSİNİZ. BUNUN AĞIRLIĞINI
HİSSEDİYORMUSUNUZ?
Öncelikle bu konuya açıklık getireyim. Hasan Karakaya abinin annesiyle annem, babasıyla babam kardeş. Ailemizin ilk erkek evladı olmasından dolayı Karakaya ailesinin ağbisidir.
Kendisiyle zaman zaman görüş ayrılıklarımız da olmuştur ama tatlı tatlı görüşlerimizi yarıştırıyorduk.
Tabii her zaman o kazanıyordu, çünkü aile büyüğümüz o olduğu için son sözü o söylerdi.
Bakmayın siz onun kaleminin keskin olduğuna, bir aile babası olarak o kadar yumuşak kalpli, o kadar mülayim birisidir, âdeta çocuk ruhludur. Çocukla çocuk olur, büyükle büyük olur.
Hem çalışıp, hemde okumuştur. Mesleğin çilesi kadar, hayatın da çilesini çok çekmiştir. Zaman gelmiş babamın pazar tezgahında harçlığını çıkarmış, zaman gelmiş bağbozanların taşırken sırtında nasırlar oluşmuştur.
Tütün tarlalarında çalışarak okul harçlığını çıkarmıştır. Ama hiçbir zaman yılmayıp okuma azminin önüne çıkan engelleri teker teker aşmıştır
Dedim ya, içinde âdeta çocuk ruhu var, zaman gelir benimle güreş tutardı, zaman gelir bizim oğlanla oyunlar oynardı.
Mesleği o aşıladı bana, ama ben asla bir Hasan KARAKAYA olamam. Onun kadar keskin değildir kalemim, ona göre ben biraz korkağım.
Hasan Karakaya isminin ağırlığını elbette üzerimde hissediyorum. Çünkü onun ve ailemizin ismine bir leke düşürmemem gerekiyor.
Onun yokluğu bizleri elbette çok üzüyor, ancak onun isminin de unutulmaması için elimizden ne geliyorsa yapmaya çalışıyoruz. Yıllarca inandığı dava için mücadele etti ve dava yolunda vefat etti. Allah rahmet etsin.
ULUSAL GAZETELERDEN SONRA AYNI ZAMANDA YEREL MEDYANIN DA SAHİBİSİNİZ. SİZCE YEREL MEDYANIN SORUNLARI NEDİR?
Yerel medyanın en büyük sorunu sahipsizlik. Ne merkezi hükümet, ne de yerel yönetimler destek vermiyor.
Firmalar ise neredeyse kapılarından dahi içeri sokmuyor yerel medyayı. Onların derdi varsa yoksa "yaygın medya da nasıl boy göstere bilirim."
Her bölge kendi yerel medyasına sahip çıksa, katkıda bulunsa sorunların hepsi çözülür.
Özellikle devletin yerel medyayı desteklemesi gerekir, bir şekilde kendi ayakları üstünde gelmesi sağlanması için birşeyler yapmalı.
30 HAZİRAN 2021 TARİHİNDE CUMHURBAŞKANLIĞI TARAFINDAN YAYINLANAN TASARRUF TEDBİRLERİ GENELGESİNDE NELER VARDI. BU TEDBİRLER SİZİ NASIL VE NE YÖNDE ETKİLEDİ?
Bahsettiğiniz tasarruf tedbirlerinde yanlış birşeyler var. Siz gazete almayın, dergi almayın, reklam vermeyin diyorsunuz ama özellikle yerel yönetimlerde konserler, tiyatrolar vb etkinlikler gırla gidiyor. Bu ne perhiz ne lahana turşusu. Bu tebirlerden özellikle yerel medya kuruluşları olumsuz yönde etkilenmiştir.
30 Haziran tarihinde yayınlanan “TASARRUF TEDBİRLERİ” konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, yerel basın açısından önemli maddeler içeriyor.
Genelgenin yayınlanmasından bu yana basın örgütleri, medya kuruluşu temsilcileri ve yerel haberciler genelgenin yerel medyanın gelir kaynaklarına ciddi bir darbe vurduğunu ve bu nedenle bazı maddelerinin gözden geçirilmesi gerektiğini savunuyor.
Özellikle yerel medyanın bu genelden apayrı şekilde etkileneceği bir gerçek.
Ancak benim kafama takılan bazı konular var.
Özellikle İzmir’i ele alacak olursak. İzmir’de kurulu bulunan
İZTO,
EBSO,
İZMİR TİCARET BORSASI, DENİZ TİCARET ODASI İZMİR EGYAD,
MÜSYAD başta olmak üzere bir sürü kurum ve kuruluş var.
İzmir’e yatırım yapan İstanbul merkezli anlı şanlı özel sağlık kuruluşları, özel eğitim kurumları, büyük inşaat firmaları, holdinglerden kaç tanesi İzmir Medyası'na sahip çıkıyor? Yaygın yayın yapan yazılı görsel ve internet sitelerinde İzmir merkezli bir sürü firmanın reklamlarını görmek mümkün. Ama İzmir Medyası'na gelince bu anlı şanlı kurum ve kuruluşlar nedense çok cimriler. Ceplerinde âdeta akrep var.
Bu firmalarda görev yapan danışman arkadaşlarımız da nedense İstanbul Medyası’na reklam ve destek olmayı pek seviyorlar.
Sorarım sizlere, yukarı da sıraladığımız kurumlar yılda kaç defa İzmir Medyası'na destek oldu.
Şu anda hükümet kanadına koyduğumuz tepkinin aynısını yukarıda da bahsettiğim oluşumlara da konulması gerekmiyor mu?
BİRİLERİ TARAFINDAN TOPLUM BİRAZDA METAZORİ Mİ YÖNLENDİRİLİYOR.
BU PROBLEMLERİN ÇÖZÜMÜ SİZCE NEDİR?
Evet aslında Türkiye’nin kanayan yarası bu. Birileri ortaya çıkıyor, toplumun çeşitli kesimlerini baskı altına almaya çalışıyor. Bunu da özellikle sosyal medyayı kullanarak yapıyor. Kendi görüşünde olmayanları sosyal medya üzerinden linç ediyor. Kapalısa açık giyineni, açık giyinende kapalı giyineni âdeta linç ediyor. Oysa ki bir arada yaşamayı bir öğrensek ne güzel olurdu değil mi?
Sosyal medya devlet tarafından daha fazla kontrol altına alınmalı.
Ülkemizin kritik bir dönemden geçtiği hepimiz tarafından malûm. Onun için siyasiler kadar biz vatandaşa da büyük görev düşüyor. Siz siz olun, sosyal medya paylaşımlarınıza dikkat edin, yaptığınız asılsız paylaşımlarla bilmeyerek de olsa terör odaklarına hizmet etmeyin.
Uzmanlar da bu konuda sürekli uyarılarda bulunuyor. Terör destekçilerinin sosyal medya üzerinden terörün etkisini artırmak için çalışmalar yapıyor.
Sosyal medya kullanıcıları, algı operasyonu yürütmeye çalışan terör gruplarının hedefi haline geliyor. Terör örgütleri sosyal medyayı hem infial oluşturmak, hem de PR çalışması yapmak için kullanıyor" dedi.
Özellikle son dönemde PKK ve DAEŞ gibi sivil vatandaşları dahi hedef alan eylemler gerçekleştiren terör örgütlerinin, devlete olan güveni zedelemek ve sosyal hayatı duraklatmak için sosyal medya üzerinden algı operasyonları yürütüyor "Tüm dünyada olduğu gibi, terör olayları yapan dünyanın da medya ve sosyal medyanın yayın yasağı çerçevesinde engellenmesi doğru bir adımdır. Yetkili kaynaklar dünya da yapılan açıklamalara itibar edilmemesi gerekir
İLAVE EDECEĞİNiZ, SÖYLEYECEKLERİNİZ VAR MI?
Birazda anılarımdan bahsedeyim isterseniz.
Türkiye üzerinde oynanan oyunların farklı bir versiyonunu yıllar önce de yaşadım.
12 Eylül darbesi öncesiydi; aynı mahallenin, sağcıların sokağı/ solcuların sokağı olarak ayrıldığı dönemlerdi.
Salihli Lisesi'nde okuyordum.
Bir gün bir grup, "Kahramanmaraş" olaylarını protesto etme bahanesi ile bizleri lise sonların bulunduğu binaya zorla topladı. Masalar ve sandalyelerden barikat kurdular, sonra polis binaya girdi ve birçok kişiyi gözaltına aldı. Sonra ögrencileri teker teker dışarı çıkarılıyorken ben de olaylara karışmamanın verdiği güvenle dışarı çıkmak istedim ama polis beni de gözaltına aldı. Sonradan öğrendim ki; sırtımda yeşil parka olduğu için benim solcu eylemcilerden olduğumu düşünmüşler.
Oysa ki babamın maddiyatı, Sümerbank'tan ancak o parkayı almaya yetiyordu. Neyse ben bir anda sol görüşlü öğrencilerin gözdesi olmuştum.
VURUN, DÖVÜN FAŞİSTİ!
Ama aradan çok değil, 10-15 gün geçmişti ki, bir süre önce polis tarafından gözaltına alındığım için kral muamelesi yapan bir grup sol öğrenci, bu sefer de benim ülkücü/faşist olduğumu öne sürerek bir araba dayak attı, burnum filan kırıldı. Öğretmenin "Vurun, dövün faşisti!" diyerek bağırması kulaklarımda hâlâ çınlıyor.
Oysa ki; benim amacım sadece okumakti. Siyasetle en ufak bir âlakam bile yoktu. Sonradan öğrendim ki okul harçlığımı çıkarmak ve babama yardım etmek için ürünleri sattığımız pazaryeri ülkücülerin bölgesiymiş. Onun için ben faşistmişim?! Tek suçum buymuş.
SEN AJAN MISIN?
Sonra ağır ceza mahkemesinde yargılanmayıp, beraat etmişim; haberim bile olmadı. Ta ki sarı basın kartı müracaatını yapana kadar. Parka yüzünden gözaltına alınmama mı yanayım, sırf pazaryeri sağcıların bölgesi diye ülkücü/faşist diye dayak yediğime mi yanayım; yoksa devlet kayıtlarında sakıncalılar listesinde yer aldığıma mı yanayım?
Askere bile sürgün bölgesi olan Sarıkamış'a gönderdiler. Türkiye Gazetesi'nde çalışırken gitmiştim askere. O zamanki tabur komutanı kışlaya adımımı atar atmaz aldı beni karşısına, "Sen nasıl bir adamsın? Komünist diye gözaltına alınmışsın, sonra ülkücüsün diye dayak yemişsin. Şimdi de irticacı Türkiye Gazetesi'nde çalışıyorsun. Sen ajan mısın kardeşim?" diye ortalığı yıktı
Son sözüm anne ve babalara. Çocuklarınızı iyi kontrol edin; Türkiye üzerinde büyük oyunlar oynanıyor. Yapacakları en ufak bir hata ömür boyu peşlerinden gelir.
SEVDA DEMİREL’E TÜRBANI NASIL GİYDİRDİM?
Hafızam beni yanıltmıyorsa 1997 yılında Sevda Demirel İzmir Fuar'ında Golf Gazinosunda sahneye çıkıyor.
Bülent Ersoy, Mahsun Kırmızıgül, Özcan Deniz’inde yeraldığı kadroda yer alan Demirel o zaman medyanın gündeminde.
Para karşılığı fuhuş yaptığı iddiasıyla gözaltına alınıp serbest bırakıldıktan sonra açlık grevi yapan fotomodel ve televizyon sunucusu Sevda Demirel, İstanbul emniyetinde depreme yol açmıştı. O yıllardan suçsuzluğu anlaşılan Sevda Demirel’e "Lokma döktürüp, camiide şükür dua etmesini” fikrini verdim.Tabii bizde Günaydın Gazetesi'nden Dilek Eski ile birlikte magazinci arkadaşları atlatma haber yapma peşindeyiz.
Dilek Eski, DHA kameramanı Erdem Soyman, ben, Fuarda Sevda Demirel ile buluştuk. Sevda Demirel, fuarda kendi elleri ile lokma dağıtımı esnasında yaşanan izdihamdan kendisini zor kurtardık.
Sonra yanımda bir türban ve pardesü ile birlikte Alsancak Camiine gittik. Görevliye durumu anlattık "aman cemaate beni dövdürecekmisiniz, Sevda Demirel’i camiiye sokmam" dedi. Ardından bir iki camii daha dolaştık, tabii Sevda Demirel’i görenler camiinin kapısını bize kapatıyordu.
Neyse en son Varyant’da bulunan Fatih Camii’ne gittik. Camiinin içerisinin anahtarının çay ocağı işletmecisinde olduğunu öğrendik. Kendisine ufak br jest yaptıktan sonra camiinin kapısı sonuna kadar açıldı.
Sevda hanımı bir güzel türbana soktuk, mantosunu da giydirip dua ettirdik. Çekimler yapıldı, fotoğraflar çekildi. Çekimler bittikten sonra Sevda Demirel’in” Hayatımda ilk defa camiiye girdim.Teşekkür ederim” sözleri hâlâ kulaklarımda çınlıyor.
Tabii tüm Tv’lerde hem ana haber bültenlerinde hemde magazin programlarında flaş haber oldu. O zamanların meşhur programı Televole’de üst üste bu görüntüler yayınlandı.
Günaydın Gazetesi haberi birinci sayfadan vermişti.
Haberler çıktıktan sonra haberi atlayan magazin muhabiri arkadaşlar bir süre bizimle konuşmadı.
İzmir Fuarı tarafından düzenlenen yarışmada da en iyi magazin haberi ödülünü de almak nasip oldu.
Aksiyon dolu bir gazetecilik serüveniniz olmuş. Özellikle bir dönemin önemli ismin olan Sevda Demirel ile alâkalı yaşadığınız bu magazinsel olay gerçekten de güzel bir hatıra olmuş.
Yunus bey verdiğiniz çok değerli bilgiler için çok teşekkür ederiz.
Bülent Ertekin
Eyüphan KAYA
İnsanlık Alemi Veda Hutbesini Arıyor
Erol AYDIN
İnsan Olmanın En Ağır Yükü
Nihat Güç
İyi İnsan, Kötü İnsan
Gülay ÇETKİN
Denizlide okullar kaosa mı sürükleniyor?
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
21. Yüzyılın Öğrenci Profili: Alfa Kuşağı
Fatih ORUÇ
SADİZM
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Adnan ÖZ
Süper kupa ve transferler!
Aydın BENLİ
MİLLİ DUYGULAR ÖLDÜRÜLÜRSE NE OLUR?
Seyfettin BUDAK
Tek bir taşla kaç kuş vurulur?
Mehmet BOZKURT
Suçlu Kim? Müslümanlar mı?
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Hamdi TEMEL
Limon Tuzu: Masum Bir Ekşilik mi, Bilinmesi Gereken Bir Kimya mı?
Ravza ZEYBEK
Bizim çocukları ateşe atan kim?
Songül KARAMAN
YA RAB
Ahmet SAĞLAM
Kaçınılması Gerekenler
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’da Şirin Bir Köy: Duhancılar
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Özlem Gürbüz
Geçmişten Ders, Geleceğe Umut
Halil MERT
Polislerimiz şehid oldu
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Mehmet Nuri BİNGÖL
Rahmetin Kapısında Bir Gece
Adnan İPEKDAL
Dijital İçerik Üretme Seferberliği
Bülent ERTEKİN
Bayraklı’daki Söyleşi Üzerinden Ciddi İddialar
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet DÜZGÜN
Kimse mucize beklemesin
Vehbi KARA
Kocatepe Olayı
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Sevgi Mi Bağ, Yoksa Görünmez Bir Kafes Mi!
Aydan KURT
Çok şey istemedik...
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Servet ZEYREK
Yedinci Oğul Nerede?
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Hasan KARADEMİR
Giriş: Foucault'nun Eleştirel Soykütüğünün Temelleri
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı iken oruç tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (1)
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Özhan KIZILTAN
Duvarların Ardında Filizlenen Hayat
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)