Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) heyeti Diyarbakırlıları dinledi.
Bir dizi çalışmalar için Necmettin Bilal Erdoğan başkanlığında Diyarbakır’a gelen TGTV heyeti “Ortak Geleceğimiz” temasıyla STK temsilcileriyle bir araya geldi.
Basına kapalı olarak gerçekleşen yaklaşık 200 kadar katılımcıdan oluşan istişare toplantısında söz alan herkes barış ve huzurdan yana fikir beyan etti. Özetle şunlar dile getirildi.
1-Molla İdris-i Bitlisi ile Yavuz Sultan Selim arasında gerçekleşen ve 300 yıl kadar huzurlu bir hayata katkı veren mukaveleden faydalanılabilir.
2-Zaman içinde Anadille eğitimin önü açılabilir. Dünyada örnekleri olmasa da biz bu adil modelin önünü açabiliriz.
3-Toplumsal huzura katkı mahiyetinde Veda Hutbesi okullarda sınıf demirbaşı olarak tüm sınıflara asılabilir.
4-Terörsüz Türkiye sürecini herkesin destek vermesi lazım. Bu sürece engel olan ya haindir, yada basireti kapanmıştır.
5-Bir genel af ilan edilebilir.
6-Kürt vatandaşlarımızın insani ve İslam’i hakları yasal ve anayasal düzeyde kabul edilmelidir.
7-Bu örgüt Kürtlerin kurduğu bir örgüt değildir, dolayısıyla Kürt meselesi için muhatap kabul edilmemelidir.
Mayası İslam olan Kürtler için Marksist, Leninist bu örgüt Kürtlerin temsilcileriymiş gibi kabul edilemez.
*Alimlerimiz, aşiret liderlerimiz, inanç ve kültürümüzle barışık aydınlarımız bu konuda muhatap kabul edilmelidir.
8-Ekonomik olarak pozitif ayırım yapılmalıdır.
9-Uzun erimli bir eylem planıyla Suriye ve Irak Kürtlerinin yönünü Türkiye çevirecek politikalar üretilmelidir.
10-Dağdakilerin bağdakileri rahatsızlık vermelerine göz yummamak lazım. Bir siyasi partinin bundan bir siyasi rant devşirmesine müsaade edilmemelidir.
*Devlet bir güneş gibi ne gereğinden fazla yakın ne uzak durmalıdır.
11-Kürd’ün tarihi ve tarihi aktörlerini okullarda okutmak lazım. Ta ki Kürt kendini tanısın, bir şahsiyet sahibi olsun.
12-Özellikle Sağlık, Adalet, Emniyet, Eğitim ve Mülki İdare alanında görevli olan kimselere Kürtçe öğretilmelidir.
13-DEM parti dağın ruhunu şöyle ya da böyle sahada yaşatmamalıdır. Mahalle baskısını oluşturacak gençlik yapılanmasına müsaade edilmemelidir.
Örneğin AMED sporu herkes alkışlaya bilmeli, ama siyaset kokunca beklenmedik sıkıntılara sebebiyet verebiliyor, dolayısıyla vatandaşlardan da gerekli desteği alamıyor.
14-Kent yönetimi varsa her kesimden insanlarımıza açık olmalıdır. Belli bir partinin yandaşları ya da yardaklarından oluşmamalıdır.
*Tabi zamandan tasarruf adına görüş ve düşüncelerini yazılı olarak verenler de oldu.
Az konuşan çok dinleyen bir heyet olarak ihlaslı, samimi bir görüntü veren TGTV heyeti adına sön söz divan üyesi Mehmet Güney’e verildi.
Güney, Besmele, hamd, dua ve salavatla konuşmasına başladı, katılımcılara hitaben hepinize teşekkür ederim dedi ve anladım ki bu sorun çözülmüştür ifadesini kullandı.
Eskiden sıkıntılar oluşmuş, siz ne kadar o sıkıntıların oluşmasına sebep olanları lanetliyorsanız biz de o kadar onları lanetliyoruz.
Bu gün alnı secdeye varan bir yönetim erki öncülüğünde meselelerimiz çözülüyorsa bize düşen destek vermektir.
Diyabakır’lı Sait Paşa’nın şu sözü “…sen Allah ile dürüst ol o utandırmaz seni.” Sezai Karakoç’un da bu ifadesiyle konuşmasını tamamladı “bir karanlık gecenin üç ödülü var; gelen bir aydınlık, bir gün ve bir güneş.” ve “mesele çözülmüştür.” İfadesini kullandı.
*Kürtleri ve Türkleri birbirine bağlayan şahıs Salahaddin-i Eyyubi oldu, iyi ki böyle tarihi şahsiyetlerimiz var, diyerek paylaşımımı tamamlıyorum.