Hüseyin Kansu Saraybosna'lı bir kişi ve Aliya’ya yakın olması hasebiyle İzzetbegobiç’i yakından tanımış, danışmanlığını yapmış bir kimse. 1995 yılında Refah, 1999 yılında Fazilet, 2002 yılında ise AK Partiden İstanbul Milletvekilliğini de yapan Kansu, diyar diyar gezerek Aliya İzzetbegoviç’in hayatını anlatarak vatandaşlarımızı uyarıyor, bilgilendiriyor, hakka davet ediyor.
Diyarbakır Birlik vakfında normal seminerlerin dışında spontane gelişen bir fırsatı değerlendirerek Kansu beyefendiyi Birliğe çağıran Şube Başkanı Metin Evsen beye de teşekkür ve dua ediyorum. Bu vesileyle Ali İzzetbegoviçi daha iyi tanıma fırsatı yakaladık.
Hüseyin Kansu beyden Aliya İzzet begoviç’i dinlemek bir başka oldu.
Buyur beraber konuşmasının tamamını olmasa da bir özetini okuyalım, paylaşalım ne dersiniz?
Hüseyin Kansu beyin anlattıklarından bu kadarını kaleme alabildim.
“Aliya İzzetbeboviç’i yakında tanıyıp, düşüncelerinden istifade imkanı buldum, talebesi olmakla iftihar ediyorum.
Kendisi 1925 yılının 8 Ağustos’unda Saraybosna’nın kuzeyinde küçük bir kasabada doğmuş, daha 3 yaşındayken babası iyi yetişsin diye Saraybosnaya göçmüştür.
Saraybosna Avrupa'nın Küdsü olarak biliniyor. Çünkü Saraybosna’nın göbeğinde yapılan Gazi Husrev Bey camisinin etrafında, Camiler, Havralar, Sinagoglar ve Kiliseler bir arada bulunmaktadır, bu yönüyle Küdüs’e benzemektedir. Gayr-i müslim ülkelerde bu hoş görüyü bulamazsınız. Çünkü İslam sadece inançlara bu hürriyeti veriyor.Bu da onun canlı örneklerinden biri.
Aliya çok dindar bir aile çocuğudur. Aliya annesi için “mütteki bir anneydi” diyor. Mutteki, Allah’ın emrine sıkı sıkıya bağlı yaşayan kimselerin vasfıdır.
Annesi çocuklarını daha küçük yaşlarındayken sabah namazına kaldırır, camiye götürüyormuş. Aliya’nın kız kardeşi Hayriye teyze bir konferansta dedi ki babam yatalaktı, İslami terbiyeyi annemiz bize öğretti.
Aliya daha 11-12 yaşlarındayken ona sormuşlar “ne olmak istersiniz?” “hukukçu” demiş, 15-16 yaşlarında bu defa şöyle bir soru sormuşlar kendisine “Niye hukukçu olmak istersin?” O da demiş ki; “Müslümanların haklarını savunmak için.” diyerek bilinçli bir cevap vermiş. Ta o zamanlarda bu şuurla yetişmiş.
Avrupa'nın göbeğinde zulme düçar kalmış bir millete önderlik yapabilmek için yüce Allah bir lider yetiştiriyor. Yüce Allah Bosna’da yapılan zulmü biliyor ve onların bu durumuna rıza da göstermediği için sünetüllah gereği bir lider yetiştiriyor.
1938 yılında o katı sosyalist devlet içinde “Genç Müslümanlar Hareketi” adıyla bir oluşum teşekkül edilmektedir.
Bu komünist akımlara gençler kapılıyorken, Ailya ve arkadaşları genç müslümanlara bir yol gösteriyorlar.
16 yaşında “Genç Müslümanlar” hareketine üye oluyor, daha lisedeyken Doğu ve Batı klasiklerini okumuş, anlamış, bu konuda seminerler veriyor. İslam medeniyetinin yeniden inşası ve ihyası gereğine vurguda bulunuyor.
Bu hareketin hedefinde bir medeniyet tasavvuru var. Onlar diyor ki, “İslam sadece inançtan ibaret, ibadetten müteşekkil mistik bir din değil, aynı zamanda bir hayat nizamidir.”
21 yaşındayken hapse giriyor üç yıl hapiste kalıyor, bir süre serbest bırakıldıktan sonra ikinci defa yakalanınca kendisi 13 arkadaşıyla birlikte 5 yıl daha hapiste kalıyorlar.
Aliya’nın 13 tane arkadaşı sosyalist/kömünist yönetimi tarafından katlediliyor ve hareketin başına Aliya getiriliyor.
Ailya İzzetbegoviç, şehit edinen arkadaşlarından bahsederken “iyiler hep erken ölür”, “bir başarı varsa öldürülen kardeşlerimizin kanı/ emeği üzerinde teşekkül etti” , “bu dava bizim gibi zayıf insanların boyunda kaldı”.dermiş.
“Özgürlüğe kaçış” kitabını hapisdeyken yazıyor.
Bu hareketin öncülerinden 5 kişi uzun zaman çalışarak hareketi anlatan bir eser yazıyorlar.O eserin sonunda Aliya’in mahkemelerde verdiği savunmalar da yer alıyor. Okumanızı tavsiye ediyorum.
İslam deklarasyonu/İslam manifestosu/kral marksın das kapitalizmine reddiye tarzında adlandıranlar olmuş. Salih Beymen Aliya’ya diyor ki: “bu eser senin adına basılsın ve bu hareket senin üzerinde dünyaya tanıtılsın.”
1992 yılı 6 Nisan’da bir büyük soykırım yaşandı ve 180 bin Müslüman Saraybosna’da öldürüldü, ruhları şad olsun.
Malum 1990’lı yıllarda Berlin duvarı yıkıldıktan sonra Sovyet Rusya da dağıldı.
Saraybosna'ın bağımsızlığı için yapılan referandumda %60 şartı getirildi, ama bu oranın üstünde bir oy oranıyla kabul edildi. Aliya hemen Meclisi topladı ve baş komutan kim olacak sorusuna cevap arandı ve kendisi seçildi.
Parlamentoda şu kısa konuşmayı yaptı.
Benim için bu gün en mutlu gündür, bu gün Rabbım benimle, halkım benimle, İslam dünyası bizimle ve asla köleliği kabul etmeyeceğiz, göreceksiniz bir çok ehli vicdan ülkeler de bizi tanıyacaklar.
Bosna herkesin bağımsızlığını tanıyan ilk beş devletten biri Türkiyedir.
Bu defa silah ambargosu getirdiler. Amaç Bosna hersek eli boş kalsın, tabi bunu kararları arasında gizlediler. Hani Arapçada Kafir demek, örten gizleyen demektir ve hala da amaçlarını yaptıkları sözleşmelerde gizlemeye devam ediyorlar.
Bir ara Cumhurbaşkanımız İsrail hükümetini sert eleştirince Baydın dedi ki “Erdoğan Antiseminsttir” ve niyetini gizledi.O ne dedi “hayır ben antiseminst Yahudi düşmanı değilim, ben siyonistlerin düşmanıyım” dedi. Siyonistler bir çok devlette var, hatta bazı Yahudiler dahi bu siyonistlerden memnun değildir.
Slavenya’nın, Hırvakistan’ın silaha ihtiyacı yoktu, hatta iki devleti de AB ‘ye üye yaptılar, dolayısıyla bu ambargo Saraybosna’nın işini zorlaştırdı çünkü onların silahı yoktu. Elhemdulillah Anadolu bir bütün olarak Saraybosna'ya destek veriyorlardı.
14 Aralık 1995 yılında bir ateşkes ile savaş sona erdi, ama Saraybosnanın sıkıntıları devam ediyordu.
Aliya İzzetbegoviç bir çok kitap yazmış ve bir çok eserin çevirisini yapmıştır.
Anadili gibi İngilizce bildiği halde uluslar arası konferanslarda hep kendi anadiliyle konuşuyordu. “Bu dil ile konuşan bir halk var” gerçeğine dikkat çekmek için bunu yapıyordu.
Kimi askerler “düşman camilerimizi yıkıyor, biz de onları mabetlerini yıkalım” deyince “sakın ha! Sırplar bizim öğretmenlerimiz olamaz” demiştir. Eğer biz yaşlılara, çocuklara, kadınlara, elinde silah olmayanlara sıkıntı verirsek Allah bize olan yardımını keser, başarılı olamayız demiştir.
2003 yılı 19 Ekim günü vefat etti. Vefatından 2 yıl önce kongrede aday olmadı ve bazı ülkelere verdiği sözün gereği olarak gitti mücadelesini anlattı.
Vefatından bir gün önce 18 Ekim günü o gün itibariyle Başbakanımız olan Recep Tayyip Erdoğan onu ziyaret etmeye geldi. Kalabalık heyetten sadece kendisine görüşme izni verildi, sübhanellah bir gün sonra da vefat etti.
Dünyanın muhtelif ülkelerinde 55 uçak, Türkiye'den de 5 uçak cenaze merasimine geldi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın uluslararası programı vardı dolayısıyla kendisi cenaze merasimine gelemedi ama Dışişleri Bakanımız Abdullah Gül ile 120 vekil Saraybosna’da hazır bulundu.” Dedi.
…..
Daha sonra Aliya İzzetbegoviç’i anlatan ve tualler üzerinde sergilenen resimler ve pankartlar üzerinde hafızamızı tazeliyecek tarzda tekrar bir özet olarak Aliya’yı anlattı ve toplu fotoğraf çekimi etkinlik son buldu.
Ruhu şad mekanı cennet olsun. Onu anlatanlardan da, dinleyenlerden de, benim gibi yazandan da, okuyup paylaşanlardan da razı olsun.
Amin demeniz dileğiyle.
Ömer Naci Yılmaz
Ateş Sazlığı Yakınca
Aydın BENLİ
Cengiz Zor “Aile Çökerse Devlet Ayakta Kalamaz” Diyor
Seyfettin BUDAK
Cesaretle Yaktığınız Köprüler mi Sizi Kurtarır, Korkuyla Sığındığınız Limanlar mı?
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Hüseyin KURT
Bir medeniyeti yok etmek!
Bülent ERTEKİN
Engel Bedenlerde Değil, Vicdanlarda Başlar!
Adnan ÖZ
Samsunspor oyuncularında heyecan kaybolmuş!
Eyüphan KAYA
57 İslam Ülkesinde Eşzamanlı Referandum Şart
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Hakikatı hatırlayış ve öze dönüş!
Ahmet SAĞLAM
Mümin mi, Müslüman mı!
Recep YAZGAN
Çarşamba Belediye Meclisinde kazan derin siyaset
Cevahir AYDIN
Hareketsizliğin Makyajı: Şikâyet
Halil MERT
Bir Çöküşten Dirilişe Uzanan Yol
Nihat Güç
ABD-İsrail Ve İran Savaşı
Özlem Gürbüz
Helallik Meselesi
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Mesut CİHAT
İmamoğlu'nu Özel'e, Özel'i Belediyelerine Vursan
Ahmet DÜZGÜN
Fabrika Ayarlarına Dönüş
Songül KARAMAN
Evlerde Bereketi Çoğaltmak İçin Neler Yapılmalıdır-2
Hamdi TEMEL
Sarı Kantaron: Gelenekten Bilime Uzanan Şifa Bitkisi
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Mehmet Nuri BİNGÖL
Üstad Said Nursi Vefat Etti Ama Eserleri Asırları Parlatıyor
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Mehmet BOZKURT
Yeniden Bir Diriliş Gerekir!
Gülay ÇETKİN
Özgürlük Vaad Ediyoruz; Aslında Öyle Değil, Çok Kolay
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
İsa ÇOLAKER
Kitap Okurunun Hakları
Ravza ZEYBEK
Bir Bayrama Uyanmak
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)